Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali: Kapadokya Bisiklet Turu 22-26 Haziran 2011

25/06/2011  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

Bu sene Salcano’nun isim sponsorluğunda 2.si gerçekleştirilen Kapadokya Bisiklet Festivali’nin ikinci ayağı olan Kapadokya Bisiklet Turu yerli ve yabancı 200 katılımcıya ev sahipliği yaptı.

Dünya
çapında büyük ses getirmiş olan 2007 Avrupa Dağ Bisikleti
Şampiyonası’nın unutulmaz anılarla ve başarılarla geçmesini sağlayan ve
Presidential Cycling Tour of Turkey’in dünya standartlarında saygın,
beğenilen profesyonel bir tur olmasını sağlayan organizatör Aydın Ayhan
Güney ve ekibinin büyük başarıyla düzenlemiş olduğu Kapadokya Bisiklet
Turu bisiklet severler tarafından yoğun ilgi ve takdir topladı.

 

 

 

 

60 milyon yıl öncesi Paleolitik jeolojik döneme dayanan Kapadokya bölgesi, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray, Niğde ve Kayseri’nin içinde olduğu çok büyük bir coğrafyayı kapsamaktadır. Toros Dağları’nın baskısıyla Kuzey Anadolu platosunun yükselmesi ve Erciyes, Güllüdağ, Hasan dağlarının volkanik patlamalarıyla beraber oluşan lav ve kül tabakalarının milyonlarca yıl içerisinde yağmur ve rüzgarlarla aşındırdığı vadiler ve Peri Bacaları’nın oluştuğu mistik, doğa harikası yapılar Kapadokya bölgesinin büyük bir kısmında görünmesiyle beraber Kapadokya denilince akla gelen Ürgüp ve Göreme bölgesi olmaktadır. Neden Kapadokya denilince akla ilk gelenlerin bu bölgeler olduğunu anlamak için bu bölgelere gitmenizi ve özellikle bisiklet ile bölgenin mistik büyüsünü teneffüs etmenizi tavsiye ederiz.

 

 

Sadece doğal güzellikleri değil, aynı zamanda M.Ö 3000 yıllarında Asurlularla başlayan Hititler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Anadolu Selçuklular, Moğol Boyları ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde olan bu doğal harikalar her santimetrekaresinde aynı zamanda bu yönetimlerin tarihsel ve kültürel kalıntılarını da içermektedir.

Kapadokya, bu doğal ve tarihsel özelliklerinin yanı sıra, yöre halkının içten yaklaşımı ve turistik imkanları sayesinde doğayı ve tarihi seven insanları çağırıyor. Her yıl binlerce turistin çok uzak ülkelerden büyük heveslerle gelip görmek istediği bu cennet köşesinde düzenlenen Kapadokya Bisiklet Turu, yöreyi görmek isteyen bisiklet severlere, bu anlamda büyük imkanları simgesel, çok uygun bir fiyata sunmaktadır.

 

 

Argeus Tourism & Travel şirketinin önderliğinde 20’ye yakın sponsor firmanın da desteğiyle gerçekleşen 5 günlük Kapadokya Bisiklet Turu, katılımcıların Göreme ve Ortahisar  arasındaki  tam da her yere ulaşımın kolaylıkla sağlanabildiği denilebilecek bir noktada kurulan kamp alanından dört gün boyunca farklı yerlere yapılan turlarla gerçekleştirildi. Kamp ve çadır hayatını istemeyen bisiklet severlerin taleplerine yönelik, yörenin turistik imkanlarından her boyutta yararlanması da söz konusu olmaktadır.

 

 

22 Haziran 2011 Çarşamba günü 200 katılımcısı, organizasyon ekibi, sağlık ekibi, önde ve arkada gerek jandarma, gerekse polis eskortları, motorlu eskortlar, teknik destek araçları, yorulan veya sorun yaşayan katılımcılar için taşıyıcı araçları ile eksiksiz olarak başladı.  Turun ilk gününde bisiklet severler yaklaşık 51 km’lik inişli çıkışlı bir güzergah izlediler. İlk gün çok güzel bir havada gerçekleştirilen turda katılımcılar Üçgüzeller, Ürgüp, Ulaşlı, Çökek, Sarıhıdır, Avanos’ta öğle yemeği sonrası, Zelve Paşabağı, Çavuşin, Göreme’ye gittiler. İkinci gün (75.7km) ise Ürgüp, Karacaören, Karain, Karlık, Yeşilöz’de öğle yemeği sonrası, Kavakköy, Şahinefendi, Taşkınpaşa, Cemilköy, Damsa barajı, Mustafapaşa, Pancarlık, Ortahisar rotasını izlediler. Üçüncü gün (62.6km) ise menüde Ortahisar, Ayvalı, Güneyce, Mazı ayrımı, Kaymaklı’da öğle yemeği sonrası, Çardak, Uçhisar güzergahlarında Kapadokya Bisiklet turunun üçüncü gün büyüsünü yaşadılar. Dördüncü gün havanın giderek sıcaklaşmasıyla beraber yorulan kasları, ayrıca 66km’lik rampaların da olduğu zor bir etap beklemekteydi. Erimiş asfalta ve gerçekten çok sıcak havaya rağmen katılımcıların turu tamamlamak, zorlu hava şartlarına inat turun hen anının zevkini çıkartmak isteyen bisiklet ve macera severlerin yüzlerinde pozitif enerji ve mutluluk okunuyordu.

 

 

 

Katılımcılar için hazırlanan; dizaynı ve kumaşı ile oldukça kaliteli bir formanın da hediye edildiği Kapadokya Bisiklet Turunda, bisiklet severlerin bazılarına (20 kadar) çekilişle balonla bu doğa harikası yeri bir kez de yukarıdan görme şansı organizatörlerce yaratıldı.

 

 

 

 

Genel olarak yörenin geleneksel tatlarının bisiklet severlere sunulmaya özen gösterildiği bu turda, katılımcılar akşam yemeklerini kamp alanında yerken, öğle yemekleri de mola alanlarındaki konaklamalarda sağlandı. Türkiye’nin her yerinden olmakla beraber yurtdışından gelen katılımcıların sanal ortamdaki muhabbetlerinden çıkıp, çoğu zaman merak ettiği, muhabbetinden uzak mesafeler sebebiyle uzak kaldığı ve belki de bir yıl sonraki Kapadokya Bisiklet Turuna kadar uzak kalacağı bisiklet sever dostlarının özlem giderme ve kavuşma noktası oldu. Özellikle yemek ve mola saatlerinin bir yıllık özlemin sıkıştırıldığı zaman aralığı olması sebebiyle başınızı çevirdiğiniz her köşe de dostlukla perçinlenen uzun ve koyu sohbetler görmek mümkündü. Kamp alanında akşam saatlerinin siyahlığı, Kapadokya’nın doğasında arka fondan eşlik eden doğanın sesi ve çalınan müzik eşliğinde kamp ateşi etrafında koyulaşan muhabbetleri de belirtmeden geçemeyeceğim.

 

 

 

Yurdun birçok bölgesinden gelen 200’ü aşkın katılımcının yanı sıra şu an için henüz yurtdışı tanıtımı için organizatörlerce çalışılmamış olmasına rağmen bir şekilde bu turu duyan 10 civarı yabancı katılımcının da bu turda gülen ve memnun yüzlerle pedallıyor olması Kapadokya Bisiklet Turu’nun ileride uluslararası düzeyde büyük miktarda katılımcı sağlayacağına olan inancımızı kuşkusuz oldukça güçlendirdi.

Son gün (5. gün) yapılması düşünülen Kızılvadi’deki yürüyüş parkurunun Göreme’nin içindeki doğal yürüyüş yollarına çekilmesi son derece isabetli oldu. Son gün yürümek istemeyen bisiklet severlere ayrıca katılabilecekleri bisiklet parkuru aktivitesi sunuldu. İsteyenlere Turasan Şarap Evi’ne gitme imkanı tanındı. Kısacası organizasyon Türkiye’ye her isteğe yönelik memnuniyet felsefelerini başarılı bir şekilde sundu.

 

 

Cyclingtr olarak  izlenimlerimizi paylaşmak gerekirse, Türkiye’de projesi, katılımcıları ve yapılış şekli ile bir ilki gerçeklleştirerek başlayan ve herkesin gönlünde özel bir yeri olan GPA’nın (Gökova Pedallarımın Altında) önderliğinde devam eden ve bugün artık birçok bölgemizde yapılmakta olan büyük turlarının tanımlamalarında Kapadokya Bisiklet Turu ile beraber “Profesyonel Bisiklet Tur Organizasyonu” anlamında bir çıta daha belirlenmiş oldu. Yaptığımız birçok röportaj, sohbet sonucunda bisiklet severlerin bu turu son derece profesyonel olarak hazırlanmış bulduğu, her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş olduğunu söylemek pek de yanlış olmaz. Bizlerin kişisel gözlemimize dayanarak rahatlıkla söyleyebileceğimiz gibi yörede beklentileri karşılayabilecek her türlü imkan katılımcılara sunulmaktaydı. Şikayet konusu olan ve olabilecek her detay organizasyon ekibince not edildi. Fakat “ Kusur bulmak isteyen 5 yıldızlı otelde dahi kusur bulur” felsefesine de değinmeden geçemeyeceğim. 5 günlük henüz öncü turlar statüsünde olmasına rağmen Profesyonel organizasyon çıtasını katılımcılara gösteren ve turun her anında maksimum mükemmeliyeti sunmak için emek sarfeden tur organizatörleri Türkiye için yeni bir Tur ve organizasyon kalitesi bakış açısı yaşattılar. 2.yılında böylesi mükemmel bir organizasyon ile seneye kalite çıtasını daha da yükseltmeyi hedefleyen Kapadokya Bisiklet Festivali organizasyonu, büyük emekler harcayan ve detaycı yaklaşımı gözden kaçmayan bu organizasyon takımıyla, her geçen sene gösterdikleri başarılar sonucunda bisiklet severlerin beklentilerini daha da artırmalarına rağmen, bu işi beklentilerin de üzerinde karşılayabilecek olduklarını bu sene bir kez daha kanıtladılar.

 

 

 

Dördüncü gün yakılan ateşin etrafında yapılan toplantıda eksikliklerin bir sonraki Kapadokya Bisiklet Turu’nda göz önüne alınacağı bisiklet severlere bildirildi. Son derece samimi ve dostane bir ortamda geçen turda bisiklet severler birbirleriyle tanışma, dostluklarını pekiştirme imkanı buldular. Elbette ki herkes için turun tadı damağında kaldı. Turun sona ermesi konusundaki genel burukluğa bulunan tek teselli ise ayrılırken… seneye tekrar bu turda, burada buluşma sözü vermeleriydi.

 

 

5 günlük Kapadokya Bisiklet Turu kalan 360 günlük geri sayımına dolu dolu hatıralar ve sona ermesinin ardından, adından özlemle söz ettirecek konular ile uzunca bir süre katılımcıların ve bisiklet severlerin gündeminde olacağa benziyor.

Not: Hafta içerisinde videolarımız yayınlanacaktır.

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın