Petchburi-Hua Hin-Prachuap Khiri Khan – Evrim ve Elif Yiğit Tur Günlükleri 27 Eylül 2011

17/04/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme ), Turlar ve Organizasyonlar

 

 

Birkaç gün ile ilgili gelişmeleri sizlere aktarmanın zamanı geldi. Sırası ile konakladığımız üç kent benim için Tayland turundaki en akılda kalıcı kentler. Sanırım bu kentleri gezen birisi Bangkok’a hemen dönmek zorunda kalsa içinde bir sızı hissederdi. Bunlardan ilki yani Petchburi, Bangkok’a 120km uzaklıkta, uzaktan bile görünen bir tepenin kenarında, ortasından bir nehir geçen ve denize kıyısı olmayan bir kent. Şehrin girişindeki tepe sanırım 150-200m yüksekliktedir ve üzerindeki çeşitli tapınaklara zemin oluşturur. Bu tepe ve çevresi şehirde biraz farklı bir görüntü oluşturan maymunlar için bir evdir. Burada yaşayan maymunlar ancak bir iki sokak kadar tepeden uzaklaşıp çevredeki dükkanlardan bir şeyler aşırmaya çalışabilirler.

 

 

Sanırım maymunların insanlar ile bu kadar iç içe oluşu sizi şaşırtacaktır.

 

 

 

Burada ufak, nehrin kenarında, koyu renk ahşaptan yapılmış ve lobisinde hep Latin müzikleri çalan bir konuk evinde kaldık. Eski bir yapı olmasına rağmen çok sıcak bir görünümü vardı. Bir gün yolunuz düşerse mutlaka bu otelin lobisinde nehir manzaralı bir masada bira içmelisiniz.

 

 

Otelin manzarası

 

 

İkinci kentimiz Hua Hin ise son derece turistik bir yer olmaya başlamış bir kent. Yeni Pattaya denilebilir. Her yerde barlar, yabancılar için menüler, hamburgerler, Irish barlar ve tabii ki yabancılar için fiyatlar. Sanırım bana en fazla ilgi gösterilen kent burası oldu. Bir kaç kişi Elif’in kız arkadaşım olup olmadığını sordular. Kardeşim olduğunu öğrenince de bir kız arkadaşımın olduğunu söyledim. Ancak bu sayede yoğun talebimden biraz olsun kurtulabildim. Burası bizim için bir dinlenme yeriydi. İki gece burada kaldık. Çamaşırlarımızı yıkadık ve yakınlardaki bir bisikletçide eksiklerimizi tamamladık. Sanırım Türkiye’ye dönmeden önce buradaki bisiklet mağazalarına uğrayıp bisikletim ile ilgili bir kaç yedek parçayı alsam iyi olacak. Fren telleri için yedek ararken birkaç mağaza gezince bazı şeyleri bulmanın hiç de kolay olmadığını anladım.

 

Gündüz sakin olan Hua Hin sokakları akşamları çok daha hareketli oluyor.

 

 

Burada kaldığımız yer Hilton’un bitişiği ve sadece 10TL – kişi başı tabii. Denizin üzerinde, ahşap kolonlar üzerine kurulmuş otel sanırım Tayland mimarisinde çok sık görülebilecek örneklerden. Özellikle okyanus kenarındaki yerleşimlerde denizdeki “gel-git”i de avantaj olarak kullanıp kazıklar üzerinde evler inşa ediyorlar. Denizin çekildiği zamanlarda temellerin oturtulması sanırım daha kolay olacaktır. Akşama doğru sular yükselince kazıklar 1-2m su altında kalacak ve ertesi sabah tekrar sular çekilince tamamen açığa çıkacaklardır. Buna benzer bir uygulama nehirlerde de görülebilir. Nehir boyunca nedense suyun üzerinde evler inşa etmeyi sevmiştir Thai halkı. Sanırım bunun sebeplerinden birisi de böceklerden korunmak içindir.

 

Hua Hin ve kaldığımız otelin manzarası…

 

 

Ve kaldığımız otel Hua Hin…

 

 

Ve son kent olan Prachuap Khiri Khan benim daha önce ziyaret ettiğim bir kentti. 2 yıl önceki ziyaretimden beri çok fazla bozulmamış; hala tüm güzel doğasına karşın yerel yaşantının sürdüğü, çok fazla yabancının keşfetmediği bir kent. Kent iki adet hilal şeklindeki koylardan ve bu şekillerin devamı olan 4-5 tane adadan oluşuyor. Aynı Petchburi’de olduğu gibi üzerinde maymun dolu bir tapınak olan bir tepe bu şehirdeki iki koyun tam kesişim noktasında yer alıyor. Sanırım yarın sabah bu tepedeki tapınağa çıkıp şehrin iki tarafının da fotoğraflarını çekme şansımız olacak. Elif bu kente kadar hep aklı Kanchanaburi’de kalarak devam etmişti tura. İlk defa bu kentte ertesi gün için sabırsızlandığını gözlemledim. Sanırım ilk girişinde bile insanı büyüleyen bir şehirde yarın sabah fotoğraf çekmeye çıkacağız.

 

İlerisi için ilk hedefimiz Cumphon. Orası aslında şu bol bol parti yapılan adalara geçmek için Bangkok’a en yakın olan aktarma bölgesi. Genelde buraya adalara geçmek için tekne tutmak isteyen insanlar bir geceliğine gelirler. Cumphon’dan sonra Burma sınırına doğru yani batıya doğru dağlara tırmanmaya başlayacağız. Benim için yeni olan bu bölgede tahminimce en fazla 500-600 rakım göreceğimiz tatlı rampalardan oluşan bir parkurda 300km gittikten sonra Puket, Krabi gibi ünlü yerleşimlerin olduğu Tayland’ın turistik bölgelerine geçeceğiz.

 

Yengeç yavruları…

 

 

Sanırım bu seferlik anlatabileceklerim bunlar. İnanın gün boyu şunu da yazmak gerek diye aklımıza çok fazla şey geliyor ama bisiklet üzerinde anılarını anlatmak sanırım farklı bir deneyim. Durup not alma şansı pek yok. Sadece yazarken o günü bir daha hayalinde canlandırıp kelimelere dökme şansın oluyor. Ve tekrar inanın bir süre sonra bu o kadar zor bir iş oluyor ki, daha dün gece nerede kaldığınızı, 4-5 saat önce hangi yollarda pedalladığınızı -her gün yer değiştirdiğiniz için olsa gerek- hatırlamakta zorlanıyorsunuz.

 

Sanırım tur bitiminde bu yazıları tekrar okumak benim için bir keyif olacak. Umarım siz de keyif alırsınız.

 

Evrim.

 

 

 

 

Kanchanaburi-Chom Bung Arası Bisiket Yolculuğumuz – 23.09.2011

 

Bangkok ve Kanchanaburi – 22.09.2011

 

Tayland’dan Selamlar – 19.09.2011

 

 

 

 

 

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın