Olimpik Atlet Caitriona Jennnings’in Hikayesi

07/08/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

 

Biz sporcular arada sırada kendimize ve çevremizdeki sporcu arkadaşlarımıza hatırlatmak için “Her atletin (sporcunun) bir hikayesi vardır” deyişini ve olgusunu paylaşırız. Hatta konu olan kişi olimpiyatlara katılan bir sporcuysa bile sonuç değişmez, herkesin iyi kötü, az ya da yeterince bilinmeyen değerli bir hikayesi vardır. Özellikle bu konuyu seçmemin sebebi ise, hem ülke olarak spor kültürüne ne bireysel, ne yönetimsel, ne de kitlesel olarak yakın olmamamız, hatta yanından dahi geçmememiz oluşu, hem de sadece yüzeysel düşünerek yaşayan ve yargılara varan bir halk olarak hiçbirşeyi irdelemeden en değerli konu ve kişileri bile bir çırpıda yerin dibine sokmayı alışkanlık haline getiriyor oluşumuzdu.

 

Bu kadar özeleştiriden sonra asıl konumuza dönelim. Halen devam etmekte olan 2012 Londra Olimpiyatları’nın Bayanlar Maratonu kategorisinde yarışan ve yarışı sonuncu bitiren İrlanda’lı atlet Caitriona Jennings’ten bahsedeceğim. İster birinci, ister sonuncu olarak bitirilsin, herşeyden önce unutulmaması gereken en önemli şey, sporcunun olimpiyatlara katılıp ülkesini temsil etmesidir.

 

Sporun ve yarışmanın sadece ve sadece kaçıncı gelmekten ibaret olduğunu sanan halkımız ve yöneticilerimizle Olimpiyatlara gönderdiğimiz 114 sporcudan “sıralama başarısı” beklerken, İrlanda’lı Jennnings’in bizden çok daha farklı bir durumu vardı. Bizzat izlediğim bayanlar maratonunda kendi atletlerimiz dahil herkesin gerisinde kalarak sonuncu bitiren Jennings’in, yarışın son 400 metresini gözyaşları içerisinde koşmakta olduğunu görünce içim burkuldu. Hatta burkulmakla kalmadı, empati gücümü kullanıp kendimi onun yerine koydum, hissettiklerini hissetmeye çalıştım. O duygusal ve fiziksel olarak beraberce devam eden görüntünün ardında derin bir anlam ve hikaye olduğunu hissettim.

 

Ultracı bir arkadaşımın da vesilesiyle Jennings’in asıl hikayesine ulaşıp da okuduğumda öğrendiklerimle daha da etkilendim ve kendisini sporcu sayan, sporsever sayan herkesle paylaşmak istedim;

 

 

32 yaşındaki Jennings, maratonu koşarken Buckingham Sarayı’nı son kez dönmeden uzun bir süre önce sorunlarıyla başbaşa kalmıştı ve acı verici son 400 metreyi koşarken artık gözyaşlarına hakim olamıyordu. Yarıştan sadece 5 hafta önce plantar fasciitis (basit tabirle topuk dikeni) teşhisiyle ayağını incitmişti. Bu teşhisin ardından son 5 haftasını, alışılan şekilde değil, yerçekimi etkisi olmayan farklı teknolojili özel bir koşu bandında yapmak zorunda kalmıştı. Yarış öncesi ısınmasını yaparken sızlamayı hissetti fakat çaresiz bir şekilde adrenalinin onu bitiş çizgisine hedeflediği zamanda ve sağlıklı bir şekilde ulaştıracağını ümit etti. Ancak maalesef işler yolunda gitmedi ve yolun yarısında ayak tabanlarındaki ateş, acının merkezi haline gelmişti.

 

Bu yüzden 1.nin bitiş çizgisini geçmesinden 59 dakika sonra, Jennings ızdırap verici son 100 adımını atarken, gözyaşları gözlerinden taşıp yüzünde bir acı seli haline gelmişti. Bu, bu kadar acı ve duygunun onun için çok fazla olduğunun ispatıydı. Yarış 11:00’de başlamıştı ve saat 2:20’yi gösterdiğinde parkurda kimse kalmamıştı.

 

Şüphesiz diğer olimpik atletlerden farklı olarak Jennings, kendini zorlayarak orada bulunuyordu fakat kalan herkes sesli bir şekilde koştuğu yolu aydınlatmaya ve kadının cesaretini saygıyla selamlamaya çalışarak destekledi. Görüyorsunuz, bütün anladıkları buydu. O dahil bütün atletlerin uçan Afrikalılarla çekişmesi zor bir işti.

 

24 saatten az bir süre öncesinde Mo Farah, Olimpik 10.000 metre tarihini yazarken ölümsüzleşmişti fakat bu İrlanda’lı kadında seyircilerin gördüğü sadece cesaret, asalet ve belki de kendileriydi.

Seyircilerin nazik sesleri kulakları sağır edici düzeye ulaşırken, ellerini göğüslerinin üzerine kaldırıp onu alkışlarken Caitriona Jennings, -acısına rağmen- yarışı bırakamayacağını farketti. Şimşekler içinde başlayan ve sona eren yarışın hangi bölümünde olursa olsun, bırakmak kolayı seçmek olurdu.

 

Aslında aralarında Kenya doğumlu Hollanda’lı yıldız Lornah Kiplagat ve İngiltere’nin umudu Mara Yamauchi’nin de bulunduğu 11 atlet yarışı terketti.

“Duramadım” dedi Jennings. “Buraya kadar gelirken çok fazla destek aldım, beni buraya getiren herkese teşekkür etmek istedim” diye ekledi.

 

 

En iyi derecesinden tam olarak 46 dakika daha yavaş koşarken insanları üzdüğü için özür dilerken Jennings’e Londro’nın gerçek olimpik fertlerinin yardım eli uzatmasının eli olup olmadığı soruldu ve yine bir çöküş yaşayarak cevapladı;

“Harikalardı, muhteşemlerdi” deyip yutkundu “O kalabalığın desteği olmasaydı bitiremeyecektim ve kendi memleketlerinden, uzak diyarlardan gelip izleyen ve destekleyen herkese teşekkür etmek istiyorum.”

İrlanda’lı takım yöneticisi, onu bitiş çizgisinden kapıp “neden bu kadın sonuncu bitirdi” sorusunu sormak isteyen uluslararası aç muhabirlerden kurtaran ilk kişiydi.

 

Jennings’te, insan ruhunun dirençliliğini ve insan bedeninin narinliğini gördüler. Zorlu ve acılı tecrübesi, aynı zamanda yerel insanların olimpiyat oyunlarında İngilizlerin en yakın komşularına olan muhteşem soylu davranışlılığının da altını çizdi. Bitiş noktasında inanılmaz bir karşılama gördük. Asla Olimpiyat madalyasını kazanamayacaktı fakat eforu ve cesaretiyle onu kazanmış kadar oldu.

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın