Okuyucu Soruları 3

01/06/2011  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )





 

Daha geçtiğimiz haftalarda ikincisini yayınladığım Okuyucu Soruları,
sizlerden gelen ilgiyle 3. defa karşınızda. Bisiklete, triatlona, atletizme,
beslenmeye, antrenman bilimine ve yedek parça/aksesuarlara ilgi duyup bunlar
hakkında sorularını Cyclingtr‘a
yönelten okuyucularımızı bilgilendirmeye devam ediyoruz.

 


Buğrahan Akçay :
 Merhaba
Fatih bey,

 

1) Bisiklet’in selesini, uzun antrenmanlarda beni daha rahat ettirmesi için
daha ergonomik ve güzel bir seleyle değiştirmek istiyorum. Ne önerirsiniz?
Sizin bilgi ve deneyiminiz bu konuda fazla.

 

2) Şu anki mevcut bisikletimde sürüş ergonomimi arttırmak için ön gidon
aparatı tarzı bir şeyi önerir misiniz? Yani hafiften ironman gibi olacak,
boynuz tarzı bir şey?

 


F. B. :
 Bisikletlerimizin
seleleri, diğer parçalardan biraz farklı olarak daha kişisel bir donanım
olarak görülmelidir. Çünkü her bisikletçinin vücut özellikleri, popo yapısı
farklı olduğundan, birine çok iyi gelen sele, bir başkasına rahat
gelmeyecektir.

 


Fi’zi:k Sele

 

Yine de genel kuralları hatırlatmakta
fayda var:

 

Boyuna göre kilosu fazla olan
bisikletçiler,  jel veya sünger destekli geniş selelerden kullanmalıdırlar.

 

Uzun sürüşler için daha az temas
yüzeyine (dolayısıyla daha az sürtünme yüzeyine) sahip dar tipteki yarışçı
selelerinden kullanılmalıdır.

 

Kısa şehir içi, kısa ve sakin
turlar için şişkin, geniş seleler kullanılabilir.

 


Selle Italia SLR Team Edition

 

Her ne kadar tek bisikletçi
mağazasında çok farklı çeşitte sele bulunamasa da birkaç mağazayı
dolaştığınızda seçenekleriniz artıyor. Bazı büyük markalar, bisiklet
mağazalarına standlarını koyarak bazı üst model ürünlerini test etmeleri
için bisikletçilerin hizmetine sunuyor.

 


Selle Italia Flite TT Team Edition

 

Tabi tek başına sele de yeterli
değil. Seleden
daha önemli olan bisikletçinin taytıdır
Tayt,
mevsime, sürüş tarzına, kişinin vücut özelliklerine uygun ve kaliteli
olmalıdır
.

 

Bir koşucu taytıyla veya pazar
taytıyla bisiklete atlayıp 100 km bindiğinizde, ertesi gününüzü ayakta
geçirmek zorunda kalırsınız, çünkü acıdan bir yere oturamazsınız.

 

Taytın
kalitesi de, en basit ifadeyle hem kendi malzemesinin yumuşaklığından, hem
de taytın içindeki pedinin yumuşaklığından anlaşılabilir
.

 

Kadro boyunun, boğaz uzunluğu ve
açısının, gidon genişliğinin, sele yüksekliğinin vücuduna ve sürüş tarzına
uygun olduğunu kabul edersek, normalde gidona ayrıca bir aerobar takmak lüks
sayılabilir. Fakat uzun sürüşlerde daha fazla sürüş pozisyonu kazanabilmek
ve güvenli yollarda sürerken ortalama hızı artırabilmek adına aerobar her
zaman düşünülebilir. Favorim Snytace Karbon Aerobar, fakat biraz cep
yakıyor.



 


Mahsun Palandöken :
 Ironman
bisikleti planlaması için hangi marka ve modelleri önerirsiniz?
Cannondale’in ve Corratec’in ironmani nasıl?

 


F. B. : 
Corratec, Alman
malı kaliteli markalar arasında. C-Time modeli de diğer modeller gibi
gösterişli, dikkat çekici, hoş boyalı ve desenli bir model ve hem zamana
karşı, hem de triatlon/ironman yarışlarına uygun üretilmiş bir bisiklet.
Ultegra’lı model, 7.8kg ve neredeyse bütün parçalarıyla hoş bir bisiklet.

 


 

Gerçi fiyatı Corratec’e göre daha
yüksek, fakat sektörün devi ve öncüsü olan Scott Plasma’yı da incelemenizi
istiyorum. Modeli yükseldikçe aerodinamisi daha da gelişen bir özelliğe
sahip. Bu bisikleti Ironman
eski Dünya Şampiyonu Normann Stadler
 kullanıyor.

 

 


 


Ben C-Time’ı beğeniyorum.
Cannondale Slice ise C-Time’a göre hiç aşağı kalır yanı olmayan kaliteli
başka bir bisiklet. İlk bakışta C-Time’a göre avantajı, sektörde kalitesi ve
ismiyle bilinen Mavic Cosmic Elite teker setine sahip olması. Bir başka
akılda kalır yönü ise, bu bisikleti Ironman Dünya Şampiyonu olan Chrissie
Wellington’ın kullanıyor olması.

 

 


 

Benim için birbirine yakın değerde
olan Slice ve Plasma, ve ardından gelen C-Time. Üçü de birbirine yakın
fiyatlarda. Elbette karar sizin.

 


Turan G. : 
Merhaba Fatih
bey. Bir küçük vaktinizi alacağım. Ekte size gönderdiğim bir rampadaki 2
kişinin en iyi değerleri var. Bu sonuçlara göre benim kalp yorgun olup daha
fazla atamıyormu yoksa arkadaşın kalp atım performansı daha mı iyi? Ortalama
hız ve zamana dikkat. Bu arkadaş 33 yaşında ve ağırlığı 65kg dan azdır .
Benim kilom şu an 77. 



 




 


 

 


F.B. :
 Kullandığınız
bisikletlerin her ikisinin de yol bisikleti olduğunu farzederek
yorumlayayım;  Biliyorsunuz, daha fazla kondüsyona sahip kalp, daha az
kondüsyonlu olana göre daha büyüktür, daha kaslı bir yapıya sahiptir ve
birim zamanda daha fazla kanı vücuda pompalayabilir. Bu da daha kondüsyonlu
kalbin, bir yokuşta veya zorlayıcı bir etapta, daha az kondüsyonlu kalbe
göre daha az atım hızı ile aynı, hatta daha fazla verim sağlayabileceğini
gösterir. Otomobillerden örnek verelim; 1600cc’lik bir aile otomobili dik
bir yokuşu tırmanırken, 4000cc’lik bir spor otomobile veya jeep’e göre daha
yüksek bir motor devrinde seyredecektir.



 

Sizin
de bisiklet ve koşu sporuna dair merak ettiğiniz, cevabını bulamadığınız
sorularınız varsa fatih@cyclingtr.com adresime e-posta gönderebilirsiniz.


 




Hazırlayan: Fatih Buzgan



  

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın