Mustafa Ahmet Kara 24 Saat LeMans Raporu

04/09/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

 

Ülkemizi 24 Saat LeMans bisiklet yarışlarında temsil eden arkadaşım Mustafa Ahmet Kara’nın bu özel ve zorlu yarıştaki tecrübelerini sizlerle paylaşmak istiyorum. İzmir’li ultramaratoncu Kara, uzun bir süredir performans dolu münferit sürüşlerini bu sefer de uluslararası organizasyon içerisinde, dünyanın en iyi bisikletçileri arasında kendini keşfetmek için geçtiğimiz hafta Fransa’nın meşhur LeMans yarışına katıldı.

 

 

Sizleri daha çok bekletmeden hemen yarış raporuna geçelim;

 

F. B. : Öncelikle tebrikler Mustafa. Yarışa nasıl katıldın, konaklamayı nasıl yaptın, organizasyon nasıldı, neler oldu, bizlerle paylaşır mısın?

 

Mustafa Ahmet Kara : Teşekkürler. Cuma günü Trenle Le Mans’a geçtim ve Tramway ile pist alanına geçtim, yaklaşık 1000 kadar karavan ve çadır beni karşıladı :D Çadırı kurarken tek olunca çevredeki herkes geliyor ve herkesle tanışıyorsunuz. Sololara karşı inanılmaz bir saygı var, herkes yardımcı olmaya çalışıyorlar. Yan komşum 6lı gruptan Alain ile beraber çadırı ve bisikleti hallettik ve bacak açma turundan haberdar ediyor. Sonra aralarına karışıp muhabbet ettik bol bol.

 

Yarış alanında herşey düzenli, banyo, yemek vs herşey var, tek sorun herşey Fransızca :( race brifingi bile Fransızca oldu. Organizatörlerden rica ettim sonrasında ingilizce aldım. Vucut dilini acayip kullandım :D

Cuma günü 200+ kişi şehirde yavaş tempo sürüş yaptık ve genede süper ortalama çıktı. 22 gibi yatayım dedim ama İngilizlerin gürültüsünden pek uyuyamadım :D

 

 

Cumartesi sabah kahvaltı sonrası pist keşif turu vardı, kısaca şöyle start-finish düzlük değil :D 800-1000 metre mesafede yaklaşık 50-60 metre kazanım var. %4-5 civarında bir eğim tırmanıyorsunuz, sonrasında süper bir iniş, çok az tırmanış, sonra bir daha süper iniş ve 2 km civarında ise düzlük gibi gidiş var. Yol kalitesi ise çok güzel. Fren kullanmıyorsunuz hiç bir terslik yoksa kısaca :D Tek sorun rüzgar.

 

İlginç bir karakter

Tam finish düzlüğünde rüzgar ölçer var ve o saatlerde 18-24 km/s gösteriyordu. Eyvah dedim ama güneş batarken ki rüzgarın yanında hiçti :D Bu tanıma turlarında yarış planım şöyle oldu, ilk 2-3 saat relax modda gidip sonrasında yavaş yavaş hızlanmaya, grup bulursam guruba takılmaya çalışacaktım.

 

Bisikletli akrobasi şov da yarışın çevresinde düzenlenen etkinliklerden biriydi

 

Sonrasında boş vakit oldu ve çadıra gidip 10dan 12 ye kadar uyudum ve pit alanındaki box’uma eşyalarımı götürdüm. Box’u paylaşıyorsunuz ve yaklaşık 10 takım vardı. Benle beraber 3 solo vardı ve diğerleri 4,6 ve 8 kişilik takımlardı. Eşyaları yerleştirip su, aptonia, muz vs. takviyesine gittim(Hepsi bedava tabii :D). Yarışa 1.5 saat kala rüzgar 20-26 km/s arasında olunca ve herkesde rüzgar daha da artar dediği için ilk 10-12 saat yavaş tempo gidip kendimi korumak sonrasında duruma göre devam etmek vardı. Neyse bizi çağırdılar ve tüm herkesin ardından pistte yerimizi aldık, yaklaşık 20 ülkenin milli marşları okundu ve yarış başladı. Yarış Lemans usulü başlıyor, koşarak bisikletinizi kapıp, sürmeye başlıyorsunuz.

 

 

Yarışta 1,2,4,6,8 li takımlar var, her takımdan sadece 1 kişi pistte olabiliyor ve 4 lü,2li ve 1li takımlar genelde prolardan oluşuyor, 1li takımların çoğu amatör ve 24 saat sürebilmek için orada bizim gurubun ilk 20sinde amatör olan adam yok,108 numara Thierry haricinde 50-60’lı yaşlarda ve 24 saatte 665 km yaptı, yarışın efsane adamı buydu bence. İkincisi ise 113 numara idi aynı yaşlarda 502 km yaptı :D

 

Yarışçıların masaj, sağlık ve beslenme desteği aldığı onlarca noktadan biri

 

4lü gruplara ise inanmak gerçekten çok zor ortalama her takım elemanı toplamda 6 saat bisiklet kullanıyor ve birinci 970 km kadar kullandı :D 900 ‘u geçen 37 takım var ve komşum 6lı takım 860 km yaptı:D 38-40 civarı ortalamaya denk düşüyor ve herşey dahil,mola vermiyorlar ama adam değişimi oluyor ve pit alanında max hız 20 km/h.

 

Aerobisikletler de görücüye çıktı

 

İlk startta grup oluruz sandım ama neredeyse tüm sololar 35-40 km hızlara çıkıp basıp gittiler, bende zorlamadan 30 km hızı baz alıp tek başına sürmeye başladım, rüzgar tırmanırken arkada oluyor ve son 2 kmlik düzlükte karşıdan esiyor. Buda açıkçası çok zorluyor tek kalırsanız :( Kabataslak grupta olursanız 24 saat boyunca kriteryum yarışı gibi bişi:D

 

Yarışın her yaş ve seviyeden katılımcısı vardı

 

İlk 8 saat şöyle geçti, rüzgar çok olunca ve uygun grup bulamayınca tek kaldım hep, ve genelde 2 saatte bir suyum bitti ondan 2 saatte bir mola verdim, birde 6. saat civarı yemek molası verdim ama restorana gidip sıraya girdim vs :( bir sonrakine ya yardımcı ile gitmek veya önceden yemek stoğu yapmak lazım :D Su ve aptonia mataralar ile alabilince her molada gidip doldurmak gerekti, ekstra zaman kaybettim çok :( Bir sonraki sefere termos ve buzluk ile gideceğim :D

 

Akşam 21 suları güneş batarken rüzgar artık 30-38 km/s ‘e çıktı ve millet yavaşladı, artık guruplara girebiliyordum sorunsuz, hem dinleniyordum hemde süreler daha iyi olmaya başladı. Ama rüzgardan üşümeye başladım, kışlıkları giydim :D

 

 

02 sularında rüzgar düştü 10-20 arasında oynuyordu ama ben donmaya başladım, sololardan tempolu gidenler ya dinlenmeye çekildi, yada çok yavaşladı yavaş yavaş sollamaya başladım insanları, 03 gibi molada titremeye başlayınca kabin komşum sağolsun arm-leg varmer verdi.Kışlık üstüne onları giydim ve biraz daha ısındım. Ama yorgunluktan kazaların sayısı artmaya başladı, gruplarda bir dikkatsiz hareket olunca herkes birbirine çarpmaya başladı, sabaha kadar 2 defa kaza oldu ve onlardan kurtulabildim ama 13. saate doğru tırmanışta zincirim koptu, allahtan pit alanına biraz yakın olduğumdan yürüyerek geri gittim ve Shimano ekibi 10 dk içinde zinciri tamir etti bende onu bahane edip mola verdim :D

 

Herkese göre bir bisiklet mutlaka vardır!

 

Sabah gün ışırken artık rüzgar ilk defa 10 km/s altına indi ve 5-10 arası değişiyordu ama komşular merak etme bir iki saat sonra gene artar dedi :D Artık bisiklete binerken düşenler ve kazalar çok arttı, ama daha rahat gider hale geldim. Gruplara takılıp gidiyordum ama sabah şu sıkıntı başladı.

4 lü guruplar 40 civarı ortalamayı hiç kaybetmiyor ve deli gibi gidiyorlar, bu da her tur veya iki turda bir kere yanınızdan tren gibi geçip gidiyorlar ve moraliniz çok bozuluyor. Sırt numaraları var ve onlara bakıp moralimi bozmamayı öğrenmem zor oldu :D Ve viraj dönüyorsanız pist büyük, sizi etkilemiyor ama genede tedirgin oluyorsunuz.

 

Türkiye dahilinde ve dışında yaptığı onlarca uzun turdan birinde Mustafa Kara’yı görüyoruz

 

16. saatte karnım çok acıktı ve kahvaltıya durdum, ve biraz gözlerimi kapadım kahve içtim ve az durdum sanıyordum ama 1 saat kadar mola vermişim :D Sonrasında gene piste geri döndüm. Ondan sonrasını pek hatırlamıyorum açıkçası ama rüzgar gene artmaya başladı ve yorulduğum için rampa çıkışım 14 km/s, düz yolda 27-30 gidiyordum rüzgar sert olunca hızımda 20 km/s e düşüyordu ve güneş açtı hava 20 derece civarında idi ama hala titriyordum :D

19:10-19:20i saatleri arasında 10-15 kişilik grupla beraber rampayı tırmandık ve ikili sıra giderken inişe geçtik, viraja gelmeden lider motoru bizi geçti ve bizde hazırlandık, onlar bizi geçerken çığlıklar koptu ve bir bisiklet üstümden uçtu, en son insan ve bisiklet yığınını gördüm ve kaçamadım bu sefer :(, yol kenarına savruldum, biz 40-45 km hızla gidiyoduk , hızlı gurup 50 üstü gidiyordu herhalde, yerde biraz afallayarak kaldım çünkü önümdekinin kolu kırılmıştı, ona bakakaldım , idrak edemedim, bende hiç bir ağrı vs yoktu biraz kanama var ama görememişim. Ohh dedim bir şeyim yok kalkayım sol ayağımın üstüne basıp tekrar oturdum inanılmaz ağrı vardı :(, baktım şişmiş ve morarmış. Ambulans geldi ve 2 kişiyi aldı gitti , kendini iyi hissedenler kalkıp gitti biz 4 kişi kadar , yol kenarında, yanımızda bir hemşire ile kaldık, neyse sonra bizide alıp Medical Center’e gittik. Vardıktan 10 dk içinde rontgenim çekilmiş, ağrı kesicimi almış ve yatakta yatarak doktoru bekledim. Doktor geldi kırık vs yok dedi, bir iki yokladı bende ağrıdan duramayınca yok dedi devam etmiyorsun :( Sihirli fısfıs, bir de ilaç hazırladı sabah akşam iç dedi. Tamam dedim bari gidip boxdan izleyeyim gidip yarışı izledim. Box’a girince herkes tebrik etti, ama genede buruk oldu :( seneye gidip daha iyi yaparım diye avuttum kendimi :(

Ama genede pek fena olmadı, 63 solo içinde 49. oldum, genel kategoride ise 460 kişiden 444’üncüyüm. Diplomamda : http://www.ris-timing.be/~circuit//24hvelomans/2012/diplome_138.pdf

 

Gelirken 650 civarı bir şey hedefliyordum ama rüzgarın bu kadar yıpratabileceğini bilmediğim için kendim için yüksek bir hedef koymuşum. Ama yapılamayacak bir şey de değil. Artık

Neyse yarış bitti ödüller vs verildi, herkes vedalaştı, kamp alanına kadar tek bacak sürdüm , eşyalarımı Romain taşıdı sağolsun. Uyurken bisikletim çalınmasın diye bisikleti paketledim, fotograf makinesini filan bisiklet case’ine koydum, kıyafetleride aynen, sonrada çadırda yer olmayınca o case’ide yandaki ağaca bağladım iple yattım. Pazartesi kalkınca case’in yerinde yeller esiyordu. Organizatörkere haber verip polis çağırdık :( Tutanak vs yapıldıktan sonra polis eğer satılırsa buluruz ama yarış bisikletleri pek satılmaz dedi :( En azından taşımaktan kurtuldum :(

Sakatım diye beni tren istasyonuna bıraktılar ve Parise geldim. Sonra bira en güzel Brükselde içilir diye oraya geldim ve sarhoş oldum :D Her şeye rağmen güzeldi gene.

Şu anda ayağım güzel durumda sayılır, şişlik ve morluk kalmadı, ilaçta işe yarıyor. Neyse seneye daha iyi planla gene geliyorum.

 

Kazananlar ve kupaları

 

F. B. : Peki, bu yarışa katılmayı düşünenlere tavsiye eder misin? Yarış, daha ziyade kimlere hitap ediyor?

 

Mustafa Ahmet Kara : Katılmayı düşünen varsa kesinlikle katılsın, çok ama çok iyi adamlar var, dünya şampiyonundan en amatörüne kadar her tipte adamlar var. Ortam ve insanlar çok iyi, sadece solo katılmak ayrı bir zorluk. Ama 4,6 kişilik guruplarla gelinirse tam bir şenlik havasında geçer, gerçi ben gene tekrar, gelecek sene solo gireceğim :D

Seneye gidersem, otelde kalmak en mantıklısı, yemek vs herşeyi yarış öncesi hazırlamak , pit alanında şişme yatak veya mat bulundurmak gibi çok farklı yapacağım şey var.

 

F. B. : Son olarak bizlere ne söylemek istersin?

 

Mustafa Ahmet Kara : Bu arada destek olan herkese teşekkürler. Acayip eğlendim, kesinlikle tavsiye ederim.

 

 

F.B. : Paylaşımın ve bu güzel söyleşi için Cyclingtr.com olarak sana teşekkür ediyoruz. Ayrıca düşmene, bisikletini ve fotoğraf makineni yarış sonrası kaybetmene rağmen olumlu bakış açını kaybetmediğin için güçlü bir karakterin olduğuna da kanaat getirdik. Bu yarıştaki başarından ve mütevaziliğinden dolayı tebrik eder, gelecek yarışların için başarılar dileriz.

 

Mustafa Ahmet Kara : Ben de bu yarışımı daha geniş kitlelere aktararak daha fazla insana ilham vermemde rol oynadığınız için sizlere teşekkür ederim.

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın