Medya Neden Olimpik Bisiklet Takımından Bahsetmiyor?

29/07/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

 

Dünya’nın en kapsamlı ve köklü spor organizasyonu Olimpiyattar Londra’da start aldı, binlerce sporcu madalya için, rekor için yarışacak. Geçmiş yılların nazaran ülkemizden 181 sporcu katılarak kendi rekorumuzu kırdık, buna tabi ki seviniyoruz ancak bunu başlangıç kabul edip gelecek olimpiyatlarda sayının, özellikle de branşlara dağılım açısından sayının artması dileğimiz olmalı. Katılım sayımız iyi güzel ama başarımız ne olacak, onu da takip etmek lazım.


Gelelim asıl mevzuya. Son bir kaç gündür yazılı ve görsel medya bir çok sporcu hakkında bilgiler veriyor, özel röportajlar gerçekleştiriyor. Hepsi ile ilgili kısa da olsa bilgi edindik. Son olarak bugün ülke çapında en çok satan gazetelerden biri 2 sayfasını futbol transfer haberleri yerine Olimpiyatlara ayırmış. Bu süper bir gelişme, tabi ki. Voleybol, basketbol takımlarımızın, güreşcilerimizin, atletlerimizin ve haltercilerimizin kazanma yüzdeleri hesaplanmış. Şahsım adına güzel de bir yazı, dahası iyi bir araştırma olmuş. Ne demişler “yiğidi öldür hakkını yeme”. 


Yiğidin hakkını yemediğimize göre öldürebiliriz sanırım… Bu yiğidimiz bisikletçilerden bahsetmemiş sanki onlar Olimpiyatlarda yokmuş gibi, sanki onların takımı Olimpiyatlar için çabalamamışlar gibi. Oysa ki Milli bisikletçilerimizde birbirinden yetenekli, başarılı gençlerden oluşuyor. Keşke halkımıza bir bisiklet takımız olduğu ve olimpiyatlarda yarışacaklarını aktarasaymış. Ve işin traji komik yanı gazetenin bir arka sayfasında takımımızın sponsorunun ” Bisiklet Takımımıza Başarılar Dilerim” reklamı var.  En azından bu gençlerimizin isimleri geçseymiş diye düşündüm ve yazamadan duramadım. Üstelik 40 sene sonra bisiklet branşında yeniden Olimpiyatlara sporcu gönderebilmişken bu gençler en azından böyle bir motivasyonu hakediyorlardı.


Milli takım için yetkililerin uygun gördüğü isimler belirlendikten ve neredeyse 40 sene sonra Olimpiyata katılacak 3 isim Olimpiyatlara gönderildi. Ahmet Akdilek(24), Miraç Kal(25), ve Kemal Küçükbay(29)… 3 ü de yarışlardan tanıdığımız, çoğu kez göğsümüzü kabartan sporcularımız. Genç ve yetenekliler, dahası tecrübeli de sayılırlar. Sayılırlar diyorum Olimpiyat deneyimi çok daha özel bir deneyim gibi geliyor bana; daha kapsamlı,daha kalabalık, daha otoriter, daha farklı yarışlar ve Türkiye’de böyle ve bu kadar sert tek günlük yarışlar yok.

 

Dünkü yarışta Olimpiyat şampiyonu olan ve artık emekli olacak Kazak sporcu Vino Kourov’un ne kadar tecrübeli, güçlü deneyimli bir sporcu olduğunu söylememe gerek yok, sanırım geçmişini ve başından geçenleri ve insan üstü azmini hepimiz biliyoruz.

Sporcularımız için konulan hedefler vardı,yarış öncesinde, bunu hatırlayacak olursak bu kadar sert ve uzun bir yarışı bitirebilecek iki sporcumuz olsun isteniyordu! Bu tutut mu, tutmadı mı, hedef bu mu olmalıydı,   yoksa bu olmamalı mıydı? Açıkçası bunlar tartışmasına gireceğim konular değil onu siz değerli okurlarımız ve bu işi benden ve bizden iyi bilenler, bildiğini düşünenler tartışsın. 

Ben burada başka bir şeye değinmek istiyorum… ne oluyor, ne yi beceremiyoruz da yazılı ve görsel basında hak ettiğimiz yeri alamıyoruz ve bu başarımız yeterince yer almıyor ve sporcularımıza sporumuza yeterince destek olacak toplumsal ilgi ve motivasyon desteği verdiremiyoruz, derdimizi bir türlü anlatamıyoruz ki Olimpiyatlara yıllar sonra sporcu göndermemiz çok büyük başarıdır. 

Çuvaldızı en küçüğünden en büyüğümüze kadar ne zaman kendimize de batıracağız?

 

Olimpiyat kadrosunu belirilemek için yapılanlar, uygulanan sistem  ve buraya gidecek sporcuların belirlenmesi için gerekli kriterlerin nasıl saptandığı,  ayrıca seçimlerde nelere dikkat ediliyor ve edilmiyor kriterler nedir? gibi bir çok konu tartışılabilir ve hatta neden şu isim bu takıma girmedi diye soru sorulabilinir, isterseniz sitem edebilirsiniz kaldı ki bisikleti takip eden her hesin olduğu gibi  benim bile bu tarz düşüncelerim var.

 

Ama bahsetmek istediğim mevzu bisiklet takımı neden gazetelerde, televizyonlarda konu olmuyor? Onların bu tarz platformlara konu olması büyük moral kaynağı olacaktır. Biz her fırsatta CYCLINGTR’ da tüm sporcularımızı bisiklet sporunu doğal olarak her zaman destekliyoruz onlardan gelen güzel haberleri günde 3000 kişiye ulaşmasını sağlıyoruz ama bu desteği tüm Türkiye’ de bu sporcularımızın hissetmeleri daha da güzel olur du, diye düśünüyorum. 

 

Yeterli kamu oyunun ve medya ilgisinin oluşması için ortada yapılan bir eksik, hata  var mı, var sa nere de hata yapılıyor?,  Olimpiyatlara sporcu gönderebilmiş olmanın yanı sıra yapılması gerekenler neler? bunları sizin değerlendirmenize bırakıyorum. 

 

Bisiklete gönül vermişliğimiz olsa da ve tüm bisikletçileri ayrı da tutsak branş farketmeksizin tüm Olimpiyat sporcularımıza başarılar dilerim, inşallah bir daha ki Olimpiyatlarda tüm madalyalar sizin olsun! 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın