Kuala Lipis, Kuala Tahan, Jerantut, Temerloh, Bentong – Evrim ve Elif Yiğit

04/05/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme ), Turlar ve Organizasyonlar

 

 

Cameron Highland tırmanışımızdan sonra 1600m yükseklikte bulunmanın heyecanı ile inişe başlamak için sabırsızlanıyorduk. Doğuya doğru pedallamak, uzun orman yollarında tekrar 200m rakıma inmek ve manzaranın tadını çıkarmak…

 

 

Sabah kalktığımızda hava kapalıydı. 20km kadar uzakta bulunan bir yerleşime kadar hızlıca gidip (yolda durup fotoğraflarını çektiğimiz çay bahçeleri bu 20km’nin anısıdır) kahvaltımızı yapıyoruz. Sohbet etmeye başladığımız yan masadakiler bulunduğumuz tepenin etrafında köpekbalıkları gibi vücutlarının sadece ufak bir kısmını gösterip etrafımızı saran bulutları işaret ediyor ve günün yağmurlu geçeceğini söylüyor. Biz başka bir çare olmadığını bildiğimizden kahvaltımızı hızla bitirip inişe başlıyoruz.

 

 

 

İniş karşıdan esen şiddetli rüzgârdan ya da hızımızı kesen ufak tırmanışlardan olsa gerek 19km/saat ortalama ile tamamlanıyor. Yol boyunca iki yanımızı saran dağların tepeleri koyu renk yağmur bulutları ile üzerimizi örtmeye çalışıyor fakat gideceğimiz yolun tam tepesi Samanyolu gibi bir kuşak halinde bulutsuz ve aydınlık. Yaklaşık 60km mesafe sonunda ter içinde kalarak inişi tamamlıyoruz. Bundan sonra konaklayacağımız şehre varmak için önümüzde 75 kilometrelik bir mesafe var. Tepede bir gün dinlenmiş olmamız ikimizin de performansını arttırmış olsa gerek ki çok fazla mola vermeden, hava kararmak üzereyken Kuala Lipis’e varıyoruz. Kendimizi çok fazla yorgun ve aç hissetmediğimizden otelde fazla vakit kaybetmeyip dışarıda ufak bir keşif turu yapıyoruz. Akşam “Iron Man” ve “A-Team” filmleri eşliğinde çaylarımızı içip ertesi gün için daha kısa ve güvenli görünen tali yollardan yolumuza devam etmeye karar veriyoruz.

 

 

Turun en güzel yoluna ertesi gün başlamış bulunmaktayız. Yarın Kuala Lumpur’a kalabalık yollardan geçeceğimize göre, Malezya’da geçtiğimiz en güzel yolun Kuala Lipis ile Kuala Tahan arası olduğunu şimdiden söyleyebilirim. Bu yol Lipis’ten nehri ve tren yolunu takip eden, 45km süren bir ilk aşama ile başlıyor. Tembeling isimli ufak bir yerleşimde bu ilk yol bitiyor. İkinci aşama için Pasir Durien denilen ve nehrin diğer tarafında kalan ufak bir köye tekne ile geçmeniz gerek. Buradan Kuala Tahan (diğer ismi ile Taman Negara) yaklaşık 50km sürecektir ve Malezya’da bisiklet binilebilecek en keyifli yollardan birisi olduğu kesin. Yol kenarları palmiye yağı çıkarılan türden palmiye ağaçları ile dolu –daha doğrusu palmiye tarlaları. Yol ilginç şekilde sanki toprağın altında dev toplar varmış gibi hep inişli çıkışlı devam ediyor. Sonlarına doğru ise 3 farklı yerden geçerek görsel şölenini tamamlıyor. İlk farklı yer palmiyelerin bir anda bittiği, hiç ağacın olmadığı geniş bir otlak ya da bir golf sahası gibi çimlik bir bölgenin içinden geçmek oluyor. Sonra bir anda bir dağın arasında sıkışmış bir orman, kara bulutlar, sis ve şimdiye kadarki en şiddetli sağanağın altında bisiklete bindiğimiz ikinci farklı atmosferi yaratıyor. Ve bu ıslak aşama bitince inişli çıkışlı arazide yolun halı gibi dümdüz, fakat inişli çıkışlı devam ettiği bir yerde bisiklete binerek yolun sonuna, Kuala Tahan’a varıyorsunuz. Burası gerçekten de yolun sonu. Bir nehir ve ötesinde milyon yıllık bir yağmur ormanı sizin daha kuzeye gitmenize engel oluyor.

 

 

Burada bir gün fazladan kalıp ormanda yürüyüş yapıp biraz dinleniyoruz. Ormanda yerden 50m yüksekte ip köprülerden yapılmış 500m uzunluğunda bir labirentin içinde dolaşmak, o milyon yıllık ağaçları tepeden olamasa da 50m yüksekten görmek orman turunun en ilginç yanıydı. İkimizin de yükseklik korkusunun olması ve buradaki ağaçların, bitkilerin, yaprakların yani görebileceğiniz her şeyin normalden defalarca büyük olması bizim yükseklik algılayışımızı daha da dayanılmaz, korkunç hale getirdi.

 

 

Yolculuğumuza sırası ile Jerantut, Temerloh ve şimdi bulunduğumuz yer olan Bentong ile devam ediyoruz. Jerantut hoşumuza giden bir yer oluyor. Burada bisiklet göbeklerini tekrar temizliyoruz. Normalde göbekleri bu kadar sık açmak iyi bir şey değildir fakat bu yağışlar yüzünden Elif’in bisikletinin göbeklerinin 1000km bile dayanamadan dağıldığını düşününce biz de her 600  kilometrede bir göbekleri açıp içindeki yağı değiştirmek istiyoruz. Burada da benim bisikletimin göbeği biraz farklı çıkıyor. Ön taraf çok kolay rulmanlı sistem ve iki yanı da simetrik, 15dakikada açıp yağını yenileyip kapatmak mümkün. Ama arka göbek bir tarafı rulmanlı bir tarafı bilyeli bir sistem. Bu da arka göbekte yerlerini unutmamanız gereken bir yığın parça demek oluyor. En önemlisi de bilyeli ve rulmanlı tarafı karıştırmamak. Bende ruble tarafı rulmanlı ve bunların kapakları da birbiriden farklılar. Sonuçta iki bisikletin göbeklerini de açtığımızda zamanlamamızın tam olduğunu görüyoruz.

 

 

Temerloh (kaldığımız otel yüzünden biraz da) çok keyifli bir yer gibi görünmüyor bize ve kısa sürede burayı bırakıp KL’den sonraki son kentimize varıyoruz.

 

Şu anda Kuala Lumpur’a 60-70km kadar uzaklıktayız. Yarın aradaki sıra dağları aştıktan sonra KL’ye inmiş oluruz. Orada birkaç gün geçirip Endonezya’ya geçmeyi planlıyoruz. Bir değişiklik olmazsa eğer Perşembe günü ülke değiştirmiş oluruz.

 

 

Taiping, İpoh, Cameron Highlands – 24.10.2011

 

Malezya, Alor Star,Yan, Sungai Pethani, George Town – 19.10.2011

 

Hat Yai, Pdang Besar – 19.10.2011

 

Trang – Phattalung – 12.10.2011

 

Thai Mueang-Phuket-Krabi – 09.10.2011

 

Ranong, Ufak Bir Ara – 03.10.2011

 

Map Amarit, Cumphon, Kra Buri, Ranong – 02.10.2011

 

Petchburi- Hua Hin- Prachuap Khiri Khan – 27.09.2011

 

Kanchanaburi-Chom Bung Arası Bisiket Yolculuğumuz – 23.09.2011

 

Bangkok ve Kanchanaburi – 22.09.2011

 

Tayland’dan Selamlar – 19.09.2011

 

 

 

 

 

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın