İki Kıta Bir Yarış’ın 25. Yılında Rekor Katılım

09/07/2013  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

 

Bu yıl 25 inci yılını kutlayan “Uluslararası İstanbul Boğazını Yüzerek Geçme Yarışı” nda katılım rekoru kırıldı. Toplam 1632 yüzücünün kayıt yaptırdığı yarışta, 133 sporcu start almazken, 79 sporcu çeşitli nedenlerden ötürü yarışı tamamlayamadı.. 10 yüzücü de kural hatası sebebiyle diskalifiye edildi. 46 ülkeden 608 yabancı yüzücünün katıldığı yarıştaki en yüksek sayıdaki yabancı sporcu topluluğu Rus yüzücüler oldu. Her geçen yıl daha fazla ilgi gören yarışların organizatörü olan TMOK, organizasyonun 25 inci yıl dönümü sebebiyle bu yılki logosuna nazar boncuğu koymuştu

 

Yarışların genel klasman birincisi olan Hasan Emre Musluoğlu üçüncü kez yarışın şampiyonu olurken, aynı zamanda parkur rekorunu da kırdı. 1992 doğumlu olan Musluoğlu, parkuru 39:13 saniyede yarışı tamamladı. En yakın takipçisi olan 1993 doğumlu Bertuğ Çoşkun, 40:06’ lık zamanı ile genel sıralamada ikinci sırada yerini alırken,  1977 doğumlu Rus yüzücü Evgeny Bezruchenko da 40:57’ lik zamanı ile üçüncü sırada yarışı tamamladı.

 

 

14 yaşından 83 yaşına kadar her yaştan yüzücünün ilgi gösterdiği yarıştaki en yaşlı isim olan 1930 doğumlu Levent Aksüt oldu. Aksüt, yarışı 1:32:47 zamanı ile bitirdi. Toplam 19 engelli yüzücünün de kulaç attığı yarışta üç engelli sporcu yarışı tamamlayamadı. Zihinsel engelli Caner Ekin ise bu yıl yarışı üçüncü kez tamamlayan başarılı sporcular arasındaydı.

 

Geçtiğimiz yıllarda büyük şirketlerin CEO’ larının, tanınmış şahsiyet ve sporcuların katıldığı yarışa, bu yıl da Birleşik Devletlerin Ankara Büyük Elçisi Ricardone ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir de katıldı. Geçtiğimiz yıl Yedi altın madalyalı olimpiyat rekortmeni Mark Spitz’ in konuk olduğu yarışa bu yıl beş olimpiyat madalyalı Avustralyalı yüzücü Ian Thorpe konuk oldu. “İki Kıta Bir Yarış”, “Herkes için spor” sloganı doğrultusunda amatör ve lisanslı tün katılımcılara açık olarak Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve destekleyen sponsorlar tarafından gerçekleştirilmekte. Yarışa, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Çelik de protokol tribününde izleyici olarak iştirak etti.

 

 

Pazar sabahı 08’ de gemi geçiş trafiğine kapatılan İstanbul Boğazı saat 13’ e kadar kapalı kaldı. Sabah yüzme yarışından önce kürek kano yarışları gerçekleştirilen parkurda, yüzücüler saat 10’ da Asya kıtasındaki Kanlıca İskelesinden’ dan suya girdikten sonra 6.5 km’ lik parkuru yüzerek Avrupa kıtasında Ortaköy Cemil Topuzlu parkının önüne kurulan bitiş iskelesine çıkış yaptılar. 15 dakika arayla iki ayrı dalga halinde start alan katılımcıların finiş zamanları, yüzücülerin ayak bileklerine takılan chip’ li zaman ölçüm sistemine ile belirlendi. Hava sıcaklığının 27 santigrat derece olduğu boğazda su sıcaklığı 19 santigrat dereceydi. Rüzgarlı ve parçalı bulutlu bir İstanbul gününde oldukça hızlı bir boğaz akıntısında yüzen yüzücülerden bazıları su sıcaklığı az bulduğu için bütün yüzme mayosu ile yüzdükleri görüldü. Son yıllarda TRT3 ün canlı olarak yayınladığı yarışın çekimleri için havadan yapılan helikopter çekimleri yarışa gidemeyip, TV’ lerinde seyredenler için ayrı bir ilham kaynağı oluşturdu.

 

Sitemizi yakından takip edenler gayet iyi bilirler. Bizler yarışlara ait haber ve bilgileri sizlere ulaştırmanın yanında imkanlar dahilinde yarışlara katılan sporseverlerin gözünden sizlere aktarmaya çalışıyoruz. Bu haberimizin son kısmında da içimizden bir olan Deniz Salpar’ ı yarışa dair izlenimlerini paylaşacağız. Deniz Salpar, sırt ağrıları ile yüzmeye başlamasının ardından bu yıl triatlona kadar uzanan spor serüvenindeki son halka olan İki Kıta Bir Yarış”ı kendi ağzından anlatacak bize. Çocukluğunda basit birkaç spor kursundan öteye geçmeyen yüzme macerası 2006 yılındaki sırt ağrıları yüzünden tekrar başlamış. Gerçek yüzme antrenmanlarına 2011’ de başlayan Salpar, ilk yarışına da aynı yıl İstanbul Boğazında katılmış. Bu işi o kadar sevmiş ki bu yıl 1.Kademe Yardımcı Yüzme Antrenörlüğü belgesi almış. Geçtiğimiz ay İzmir Urla’ da koşulan açık su yüzme yarışında +30 yaş grubunda üçüncü olmuş ve ilk madalyasını almış. 2012 Uluslararası Alanya Triatlonu’ nu izlerken triatlon yapmaya karar vermiş. Bu yıl ise Yalova ve İznik Triatlonu yarışlarında koşmuş bir sporyürek. Deniz Salpar’ ı cesaret ve azminden ötürü kutluyor ve samimi paylaşımından ötürü teşekkür ediyoruz.

 

 

Boğaz gezintisi

 

2006 yılında sırtım çok ağrıyor yüzme her derde deva diye havuza üye olurken hiç aklıma gelmeyecek aktiviteleri şimdi yapıyorum. Spor öyle bir şey ki yaptıkça doyulmuyor. [:-D]

Senelerce 25m’ lik havuzda dön babam dön yaptıktan sonra 2011 yılında eh artık Boğaz yarışına bir katılayım dedim. Ah o cehaletle katılılan yarışın tadı ne güzeldi. Etrafı izleyerek yüzmek, köprünün altında sırtüstü gitmek, “yahu ben nereden içeri girecektim” derken hopppppp diye suyun içine düşüvermek. İlk seferde 1:44 ile tamamladığım yarışta akıntıya karşı yüzmek için harcadığım eforu şöyle anlatayım; çıkışta adımı sorsanız söyleyemezdim, öyle sersem etmişti.

 

 

2012 yılında yarış hafif korkulu başladı. Boğazın ortalarında laylaylom gidip heh Kuleli’ yi gördüm şimdi döneceğim dediğimde o kadar geç kalmışım ki akıntı sürükleyip götürünce yine akıntıya karşı yüzüp finiş’ e tersten girmek gerekti. Ne bahtsız yarışmacıyım. [:-D]  Önceden deneyimliyim tabi “Ben yüzmem ters akıntıda gelip alsınlar” diye bekledim baktım gelen giden yok başladım yüzmeye süre 1:19.

 

Bu kadar hikayeden sonra 2013 tecrübemi konuşturacağım bir yıl olmalıydı di mi? [:-D]  Herhalde Boğaz yarışına 20 kere katılsam da hepsi ayrı bir hikaye olacak. Bu sefer işi sıkı tuttum. Son 2 ayda yaptığım antremanları önce 200m hızımı geliştirici set üstüne 2000m’lik aerobik kapasitemi arttırıcı uzun mesafeli az dinlenmeli setler olarak yaptım. Ayrıca kondisyon sağlamak ve nefesimi açmak için spinning ve koşu antremanları yaptım. (Bunlar boşa gitmesin diye de sprint triatlon denemesi yaptım.  [:-D]  Okuduğum kitaplardan maraton yüzerken 3 kol 1 nefes tekniğini önerdikleri için kendimi ve tempomu ona göre düzenledim. Vücudumu çok güzel hazırladım da bu işin bir de mental hazırlığı var.

 

 

Efendim, yanınızda elinde termometre suyun sıcaklığını ölçen biri varsa hemen kaçın oradan, ayrıca meteoroloji  sitelerinden rüzgar takip edenlerden de kaçın. Son 1 haftam o akıntı beni götürecek stresi ile geçti. İmkanı olanlar cumartesi günü tekne turuna çıkıp yerinde inceleme yapsınlar hiç değilse bir geceleri uykusuz geçer. [:-D]

 

Pazar günü şen şakrak motorumuza bindik. Komite o kadar erken bindirip o kadar geç indirdi ki eziyete döndü. Başlangıçta cesur engelli sporcular, sarı boneli ruhu genç sporcular ve de biz sırasıyla çıkış yaptık. İskeleye indiğinizde halıdan geçtikten sonra herkesin kendi süresi başlayacak dediler ama her yer mavi halı olunca nerede başladı ne oldu anlayamadık. Bu ayarlama çok iyi oldu; böylece zaman başladı hurra atlayalım denmediğinden curcuna ve birbirinin üstüne atlama vakası az oldu.

 

 

Ah o su ile ilk temas!! Motorda pişmiş bedenlerimizden çoşşş sesi çıktı. Ben diyim 19 siz diyin 18 derece idi. Ortalara doğru yüzünce su ısındı da biraz rahatladım. Bu seferde minik zikzaklar yaparak soğuk suyu arar oldum. Malum soğuk su beni finiş çizgisine götürecekti.

 

Rotayı kabaca anlatırsam; önce FSM köprüsünün Avrupa yakasındaki ayağına yönelip sonra denizi ortalayarak köprünün ortasından geçip büyük elektrik direğine doğru devam ettim. Boğaz köprüsünün 2 ayağı da gözükmeye başlayınca hafiften sağa doğru kaymaya başladım. Sözde adaya yakın geçeyim derken yine Kuleli ‘ye yakındım ve adayı göremiyordum bile. (Üstatlar adaya 237m’den geçmemiz gerektiğini söylüyor!! ) Hep derler ya işte yarış adadan sonra başlıyor diye benim yarışım orada başladı. Adaya doğru 90 derece ile yüzmeye başladım yaklaştıkça yüzücüleri görmeye başladım ama adaya yakın bana çok uzaklardı. Burada tek başıma olmaktan dolayı pişman oldum ama Boğaz yarışı öyle bir yer ki arkadaşımı takip edeyim derken kaybediyorsunuz. Şurada birisi var peşine takılayım derken kanala gidip kayıp gidiyor.  Dakikalarca kol ve bacak depara yakın hızda Allah ne verdiyse gittim. Zafer benimdi. [:-D]  Finişi kaçırmadım ama 1 dakika geç kalsaymışım geriden yüzeceğimi de görmüş oldum. Her kafamı kaldırıp baktığımda balonların neresindeyim stresi çok fenaydı.

 

 

Bu sene için 60 dakika hedefim vardı. Akıntı sağolsun, 53 dakikada tamamlamış oldum. [:-D]  Kendi kategorimde 16. genel klasmanda 338. oldum.

 

Belirtmeden edemeyeceğim; TMOK bu sene çok iyi hazırlanmıştı. Sponsorluklar gayet iyiydi yememizin, içmemizin dışında Arena mayo hediyelerimiz de sevindirdi. Gayet yüksek kayıt ücreti için yapılan eleştiriler ikramlar ile memnuniyete dönüştü.  Basının ilgisini çekmek içinde Ian Thorpe konuk olarak yarışmadaydı. Kendisi ile fotoğraf çekinemedim ama thirstüme imza alabildim. Belki de ondan bir şeyler geçmiştir de denizde süzülmüşümdür. [:-D]

 

 

Yarış alanını terk ettikten sonra karşılaştığımız piyangocudanda 25. yıla özel basılmış biletimizi alıp şansımızı denemek istedik.  Güzel bir yarış bisikleti alacak ikramiye çıksa ne güzel olurdu :)

 

Boğaz yarışı bizler için bir fenomen. Bir sene boyunca bekleyip 1 saatte tamamlayıp yaklaşık 200 gün muhabbetini yapıyoruz. [:-D]  Şimdi sırada Çanakkale’de helva yemek var.

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın