Doğu Avrupa Bisiklet Turu Günceleri 2011 (5.Bölüm) (Ahmet Mumcu – İbrahim Kızılkaya)

21/12/2011  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme ), Turlar ve Organizasyonlar

 

        Varşova’ya varmadan Lublin’e yöneldik. Tarihte Yahudi katliamlarının en yoğun yaşandığı ve ikinci büyük Nazi toplama kampının bulunduğu bir şehirdi Lublin. Yağmurlar yine eksik etmedi yoldaşlığını üzerimizden.. Hostele yerleşerek çamurlu çamaşırlarımızı yıkadık ve başladık kenti dolaşmaya.. Tipik bir Polonya kentiydi Lublin. Tarihi yapıları ve bazı yapıların kapılarında “Bu binanın çatısında 76 Yahudi tam 5 ay saklandı” şeklinde ibareler yazılıydı. Ayrıca Lublin kütüphane binası da görülmeye değerdi.

        Sabah Majdenek kampındaydık. 78 bin Yahudi’nin katledildiği bu kampta katliamın, insanlık dışılığın, vahşetin ve ölümün kokusunu hissettim ciğerlerimde. Barakaların arasındaki yollarda yürürken insanların bu yollardan geçmişte ölüme yürüdüklerini bilmek iç acıtıcı bir duyguydu.. Yine de görmek gerekti bu katliamın izlerini. Koğuşları, işlikleri, gaz odalarını, insanların yakıldıkları fırınları ve yakılan insanlardan geriye kalan eşyaların sergilendiği barakaları içim kıyıla kıyıla gezdim. Lanetler okudum ırkçılığa..

 

Majdenek nazi kampı..

 


Kampın girişi..
 

Majdenek nazi kampı. Kim bilir kaç kişi bu yollardan ölüme yürüdü.. Çok garip bir enerjisi vardı Majdenek’in.
 

Majdenek nazi kampı-Gaz odaları. İnsan olan beğenmesin zaten..
 

Cesetlerin yakıldığı özel yapım fırınlar..
 
 

 

Majdenek gaz odasında insanları zehirlemeden saçlarını kesiyorlarmış ekonomik değeri nedeniyle. O saçlar bir fanusta sergileniyordu..

 


Majdenek Şimdilerde açık hava müzesi olan kamptan yansıyan tek güzel şeydi bu kelebek…

 

Slovakya’ya doğru ilerlerken geçmişin kötü izlerine rağmen devam ediyordu yaşam bereket fışkıran tarlalarda..
 

Polonya’dan Slovakyaya geçmeden son akşam kamp kurduğumuz bu köyde kamp öncesi sıcak muhabbet anı…Yarasınn, Prozdi, şerefe ve nazdrovya vaziyetleri…

SLOVAKYA

      Batıdan doğuya 400 km. uzunluğunda ve 150 km. eninde küçücük bir ülkeydi Slovakya. Geçen yıl yaptığım Tuna turunda ülkenin başkenti Bratislava’dan başlayarak doğu-batı ekseninde gezmiştim. Bu kez kuzeyden güneye geçecektik Slovakya’yı. Yemyeşil doğası, bereketli toprakları, ormanları, balık zengini gölleri, ahşap kiliseleriyle şirin bir ülkeydi Slovakya.

 

 

Bayıldım bu Şapele..

 

       2004 yılında katıldıkları Avrupa Birliği beklentileri yeterince karşılamamış olacak ki hâlâ yakın geçmişteki refahı arayan güleryüzlü insanlarıyla ucuz bir orta Avrupa ülkesi görünümündeydi. Güçsüz ekonomilerine rağmen zorunlu ve  parasız eğitim politikalarını hâlâ ısrarla sürdüren bu ülkede okuma yazma oranın yüzde 99 olduğunu öğrendiğimizde pek şaşırmadık…

 

 
Rotamızda güneye pedallarken yol kıyılarında anıt halinde sergiledikleri bombardıman uçakları ve tanklarıyla Slovaklar geçmişteki savaşların acılarını da sürekli hatırlatmak istiyorlardı sanki. 
Svidnik şehrine yağmurla birlikte girdik. Kentin meydanındaki tek otelin çatı odasında geceledik. Sabah yağmur yüklü bulutlarla birlikte güneye doğru devam ettik. Küçük küçük kendi halinde ve birbirlerine çok benzer kasabalardan geçtik.

 

 

 

 

Şekerkamışı, mısır ve tütün ekiliydi geniş ve düzenli tarlalarda. Trebisov şehrinde Macaristan sınırına 10 km. kala  Maria kampingte gecelemeye karar verdik.. Kamping yolundaki son kilometreleri sırılsıklam tükettik..

 

 
Yeterince güneşi olmayan ülkeler bile güneş enerjisini bizden çok kullanıyorlar.

 

Turlarımı ibrahimkizilkaya.blogspot.com‘dan da takip edebilirsiniz.


Yazan: İbrahim Kızılkaya

 

Doğu Avrupa Bisiklet Turu Günceleri Bölüm – 1

Doğu Avrupa Bisiklet Turu Günceleri Bölüm – 2

Doğu Avrupa Bisiklet Turu Günceleri Bölüm – 3

Doğu Avrupa Bisiklet Turu Günceleri Bölüm – 4

Doğu Avrupa Bisiklet Turu Günceleri Bölüm – Final

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın