Denizdeki Yalnızlık (30 Ağustos 2011 Çanakkale Boğazı Yüzme Yarışı Anısına)

17/09/2011  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )







 


Sen Kimsin, Ne Yapmak İstiyorsun?

Sıradan biriyim… Sıradan biriyim, ama son yıllarda içimi birden bire saran
bir his bu… Açık denizlerde yüzmek… Ben aslında bir yüzücü falan da
değilim. Aksine sık sık söylediğim gibi 20 yıl boyunca ağırlık çalışmış,
yüzme ile alakası olmayan biriyim, biriydim… Ne trajikomik ki bir gün
birden bire tüm formatı değiştirme hissi doğdu içime. Tüm ilk gençliğini bir
filmin ve rüyanın peşine vakfet, sonra bir gün gelsin tüm yaptıklarını bir
kenara koy ve taban taban zıt bir sporla ilgilen, farklı ve zorlu bir başka
mücadeleye gir…

 

Gerçi girdiğim bu mücadeledeki yarışlarda pek de başarılı olduğum
söylenemez. 2008’de yaş gurubunda 13., 2009’da yaş gurubunda 7., 2010’da
şiddetli akıntı yüzünden finişi kaçırıp diskalifye, 2011’de ise yaş
gurubunda 21. olabildim ancak. Kısacası henüz kendi yaş gurubumda kürsü
görmedim henüz. Görmem de pek mümkün değil zaten. Çünkü, 40-45 yaş grubunda
gençliğinde çok ciddi bir biçimde yüzmüş, hatta zamanında milli olmuş, ama
bir zaman sporu bırakıp yaş kemale erince tekrar masmavi sulara geri dönmüş
bir yığın dinozor yüzücü ile mücadele ediyorum. Olsun varsın, zorlanıp
kendimi aşmayı öğreniyorum bu derin mavilikler içerisinde… ZATEN
BENİM ZORUM KENDİMLE…
 “Macera
mı arıyorsun Alpay, al sana macera o zaman!” tadındayım anlayacağınız…


Evet macera işte burada başlıyor. 40’ından sonra yüzmek. Evet, yüzmek, uzun
uzun yüzmek. Öyle kolay bir iş değil yüzmek! Meşakkatli bir iştir. HIRS
İŞE YARAMAZ, AZİM TAŞIR SENİ ANCAK! YANİ HIRS BOZUK PARA İSE AZİM REŞAT
ALTINIDIR…

 




 


Yalnız Yüzmek:

Öyle 50-100 metre jet ski gibi yüzmek marifet değildir. O kadar kısa
mesafede yüzerken derin derin düşünmek için yeterince zamanın da olmaz
zaten. Uzun uzun yüzeceksin, yüzeceksin ki, kafana bir yığın düşünceler
hücum edecek, kendinle konuşacak, kötülükleri zihnine sokmamayı
öğreneceksin. Bir yandan fiziksel şartlarla mücadele edeceksin, diğer yandan
zihninle. İşte o zaman tanırsın kendini.


Açık denizde uzun mesafe yüzmek sonsuzluğun ortasında kendinden başka sana
kimsenin yardımcı olamayacağı düşüncesini güçlendirmek ve KENDİNE
İNANMAYI ÖĞRENMEK
 için
önemli bir duygu aslında. Orada gerçekten yalnızsın. Öyle yalnızsın ki,
bağırsan sesini duymazlar, dalgaların arasında seni göremezler. Bu yüzden
güçlü olmak zorundasın. Bu yüzden yorulsan da yüzmek zorundasın. Bu yüzden
her yerine kramp girse de yüzmek zorundasın. Hatta ve hatta tek kolunla bile
yüzmek zorundasın. Bu yüzden defalarca kussan dahi yine yüzmek zorundasın.


Denizin ortasında bir sebepten dolayı durup etrafa bakındığımda ve etrafta
kimseyi göremediğimde yaşadığım duygu ve kafa karışıklığı çok müthiştir.
Sonrasında yüzmeye devam etmekten başka çare olmaması, sonra tekrar durup
etrafa bakmak ve mutlak yalnızlığı hissetmek çok hoştur. Çünkü DENİZDE MUTLAK
YALNIZLIKTAN BAŞKA BİR ŞEY YOKTUR.


Ayrıca Derin Mavi’den de korkmamalısın! KORKAR,
ÜRKERSEN YÜZEMEZSİN ZATEN.
O güzelim  Derin Mavi’ye saygı duyup
sonsuza bakarmış gibi boş boş bakacaksın derinlere, derinlere… Aklına kötü
şeyler getirmeyeceksin. Derin Mavi’ye gereken saygıyı gösterdikten sonra
korkma, bir şey olmaz sana zaten. Unutma, ölüm kendine koşanı vurmazmış…


Vücudunu bir gemi, aklını da onun kaptanı gibi farz edeceksin. Her
seferinde, ilk kez sefere çıkıyormuş gibi hissedeceksin. Gövdeni suya
bıraktıktan sonra kaptanın verdiği komutları iyi uygulayacaksın. Rotanı
doğru çizecek, sık sık kerterizini ve rotanı kontrol etmeyi de ihmal
etmeyeceksin ki akıntı ve dalgalar seni yolundan çıkarmasın. Gücünün hepsini
kullanmayacak, acil durumlar ya da son anda seni sürükleyebilecek ters bir
akıntıya karşı mücadele etmek için saklayacaksın. Kıyıya iyice yaklaştığında
ise havalı bir “İSKELE
ALABANDA” 
 yapmak için tam
yol vereceksin motorlara. Suları yara yara, köpürte köpürte yanaşacaksın
kıyıya. Karaya muzaffer bir komutan edasıyla çıkacaksın, omuzlar dik, göğüs
önde. Ondan sonra da damarlarında zirve yapmış endorfin’in tadına varacaksın
ağır ağır. İlk anlarda önüne gelen herkese keyifle ve heyecanla anlatacaksın
maceranı…

 


 


Bu Yazıyı Neden Yazdım?

Geçtiğimiz birkaç yıl öncesine kadar hayat boyu hep birilerinden destek alma
ihtiyacı ile yaşamak bir alışkanlık olmuştu sanki. Halen de yardımsız,
dostsuz, ailesiz bir şeyler yapmak çok hoşuma gitmez. Son yıllarda aile
büyüklerimin yaşlanmaya başlaması, annemin amansız hastalıkla mücadelesi,
kısacası sevdiklerimi kaybedip yalnız kalma korkusu gelir gider oldu zihnime
sıklıkla. İşte bu düşünceler sonucunda yalnız ve çaresiz kalma hissiyle
kendimi geliştirmek için açık deniz yarışlarına girmeye başladım birkaç yıl
önce. Peki, işe yaradı mı? Şu anda bunu bilmiyorum. Umarım yaramıştır. Bu
türden açık deniz yarışlarını iple çekiyorum her sene. Bir şekilde yılda
birkaç gün de olsa ruhumu tedavi ediyor, iyi geliyor anlayacağınız…


Neyse kafanızı şişirdim biraz galiba, kusura bakmayın…



Ha, bu yılki yarışımı mı merak ettiniz. “25. Çanakkale Boğazı Yüzme Yarışı
Genel Klasman”da 56:37 dakikayla 432 kişi arasında 155. oldum.


 



Hazırlayan: Alpay Akhun






Forum’da okumak için tıklayınız

 


 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın