Çiğli Duatlonu’ nun Ardından

27/03/2014  //     //  Duatlon, Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme ), triatlon, Triatlon Yarışları

Geçtiğimiz yıl başlattığımız “….. Yarışının Ardında” adlı yazı dizimize bu yıl da devam ediyoruz. Bildiğiniz gibi yarış sonrası yazılarımızda, yarışlara katılan sporcuların organizasyona dair olumlu ya da olumsuz görüşlerine yer vermekteyiz. Bazı sporcularımız adlarını vermekte her hangi bir çekincede bulunmazken, bazıları ise isimlerini saklı tutmayı tercih etmekte.  Yine bu yazımızda, bu seçimlerine saygı duyarak, bizlere gelen olumlu veya olumsuz görüşlerini sizlerle paylaşacağız. Bu tür yazıların amacı, bir şeyleri sadece yermek olmayıp, yarışlara katılan sporcuların gözlerinden organizasyonlara projeksiyon tutmaktır.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Bildiğiniz gibi Türkiye Triatlon Federasyonu Mart’ ayının ilk haftasında 2014 sezonunun açılışını İzmir Çiğli Duatlonu ile yaptı. Geçtiğimiz yıl ilki yapılan yarış yerel yönetimin de istekli olması sebebiyle bu yıl ikinci kez koşuldu. Yarışın, özellikle trafik ve yayadan izole bir bölgede koşuluyor olması oldukça sevindirici. Diğer yandan yarışın tanıtımının yeterince yapılamaması yüzünden sadece sporcu aileleri tarafından izlenilmiş olması ise üzücü bir durum. Duatlon, içinde yüzme etabı barındırmaması sebebiyle çoklu sporlara ilgi duyanların kolaylıkla başlangıç ya da geçiş yapabileceği bir yan branş. Ülkemizde, triatlonu kitlelere tanıtmak ve altyapıya yeni katılımlar sağlamak adına, duatlonu sıçrama tahtası olarak kullanmak oldukça kolay. Bu yüzden özellikle duatlon ve aquatlon yarışları öncesinde yerel yönetimlerin desteğini de alarak tanıtıma ağırlık verilmeli. Organizasyonlar hazırlanırken sadece tanıtım işi için bir ekip görevlendirilmeli ve spor mağazaları, AVM’ ler gibi yerlere afiş ve broşür dağıtımı yapılmalı. Ayrıca geçmişte örneği olduğu gibi sporla ilgilenen siyaset, sanat veya spor dünyasından tanınmış kişilerin bu yarışlara sembolik de olsa katılımı sağlanmalı. Bu sayede triatlon, ulusal basında kendine daha çok yer bularak, gerekli kazanımları elde edebilir. Şimdi bizlere ulaşan yorumlara göz atalım.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Sporcu 1

Çiğli Dulatonu yarışından önce teknik toplantının gereksi uzun ve sıkıcı olduğunu söylemek isterim. Neredeyse iki saat süren toplantının %90’ nı idarecilerin Çiğli yarışı dışındaki konuşmaları ile geçti. Yarış hakkındaki sunum ise alelacele beş dakikada bitirildi. Bu teknik toplantıdan çok federasyonun kamuoyu oluşturma toplantısına benziyordu ki oldukça yanlış yer ve zamanda yapıldı. Ayrıca katılımcılardan 30 TL kayıt ücreti alınması ve kayıt ücretine karşın yarışta iki kasa portakal ve elma verilmesi ise çok büyük bir ayıp. Ülkemizde çeşitli federasyonların gerçekleştirdiği ulusal yarışlarda bildiğim kadarıyla ücret alınmıyor. Yalnızca özel kuruluşların düzenlediği yarışlarda kayıt ücreti alınıyor. Üstelik özel yarışlarda verilen madalya, hatıra tişörtü, çeşitli sarf malzemeleri ile gıda ve benzeri ikramların haddi hesabı olmuyor. Çiğli de ne verildi, iki kasa portakal ve elma! Bu paralar nereye gitti, kimsenin haberi yok? Bu konuda da şeffaflık olmalı. Üstelik ulusal spor federasyonları, özel kuruluşlar gibi ticari amaç güdemez! Ayrıca çip sisteminin de nedeni açıklamayan bir şekilde getirilememiş olduğunun söylenmesi de çok acayip bir şey! Daha sayayım mı? Ne halı, ne sepet vardı. Üstelik yarış sonunda etap zamanlarımızı da öğrenemedik. Hani kronometre hakemleri? Yani ne desek boş… Değişen hiçbir şey yok maalesef… Sadece laf laf laf…

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Sporcu 2

Yerel bir triatlet olarak İzmir’de düzenlenen tüm yarışlara katılmak biz İzmir’de yaşayanlar için bulunmaz bir fırsat ve keyif. Geçtiğimiz sene ilk kez aldığım triatlon lisansımla katıldığım ilk yarış olan 1.Çiğli Duatlonu ile bu sene gerçekleşen 2.Çiğli Duatlonu arasında gerçekten organizasyon olarak çok olumlu yönde gelişmeler oldu. Daha tecrübeli bir yaş grubu sporcusu olarak ben de duatlona antrene şekilde geldiğimden ve bitirebildiğimden dolayı büyük keyif aldım. Dostlarımla yarışmak harika bir tecrübe oldu. Özellikle tek başına rüzgara karşı verdiğim bisikletteki mücadelem tamamen kendimle ilgili optimizasyon ve plan yapmama sebep oldu.

Organizasyon ile ilgili olumlu ve olumsuz ya da geliştirilebilecek olan yönlerini kendi açımdan sizlerle paylaşmak isterim;

Olumlu Yönler:

• Bisiklet parkuru başta olmak üzere koşu parkuru da tertemizdi, bu temizliğin federasyon yetkilileri ya da belediye tarafından yarış sabahı erken saatlerde yapıldığını tahmin ediyorum.
• Sporcu katılımı bariz bir şekilde geçen seneye göre çok daha fazla idi. Duatlon, triatlon sporunun yaygınlaştırılması, ülkemizdeki insanların ilgisinin bu dinamik sporlara çekilerek “spor yaparak sağlıklı, eğlenceli ve kaliteli yaşam” mottosunu benimsetmek açısından bu çok önemli.
• Yarış öncesi ve sonrası yiyecek, içecek konusunda bir sıkıntı yaşanmadığını düşünüyorum, yarış sonrası portakal, elma ve su takviyesi muhteşemdi. Görebildiğim ve anımsadığım kadarı ile Çiğli Belediyesinin verdiği destek (çay,kahve, sıcak su olarak) harika idi, bu konuda tabikide sabırsız davranıp iyi niyeti suistimal eden kişiler oldu, olsun, bunlar olacak. Triatlon Federasyonu temsilcisi ve çalışanları ve belediyeyi bu güzel işbirliği açısından tebrik etmek lazım.

Olumsuz ve Geliştirilmesi gereken Yönler:

• Sporcu katılımının artmasına rağmen izleyici katılımının da artmasını beklerdim, şehir içinde çok az yerde reklam afişi ve tabelası gördüm, bunların organizasyondan en kötü 1 ay önce belirli noktalarda olması lazım. Özellikle ilköğretim okulları (sınıf 1-8), lise ve üniversiteler bu konuda yoğunlaşılabilecek noktalar olabilir.
• Koşu parkurunun son 400m si gerçekten engebeli sayılabilecek ve hızlı koşulması gereken bir arazi, bu konuda belediyeden yardım alınıp, toprak düzenlemesi yaptırılabilir mi? Bildiğim kadarı ile bir sakatlanma söz konusu olmadı fakat bunun şans eseri olmadığını düşünüyorum.
• Finish’ deki ailelerin ve sporseverlerin yığılma problemi, bu konuyu her triatlon duatlon bitişinde yaşıyoruz sanırım, sporcuların finish sonrası 20m içinde durmasını beklemek bence yanlış, finish alanının uzun tutulması şart, yüksek nabızlı efor sonrası rahatlamak için sporcuların yavaşlaması ve yürümesi için mesafe bırakılmalıdır.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Sporcu 3

Türkiye’ de sadece triatlon değil, duatlon yarışının da yapılıyor olması güzel. Yolları trafiğe kapalı, düzen içerisinde bir doğa parkında mükemmel bir yarış parkuru. Güvenli, akıcı, düzgün bisiklet parkuru. Asfalt ve toprak karışımı parkur, koşu için harika ve yeterince geniş olduğundan sıkışıklık yaşanmıyor. Yaş grupları doğru bir şekilde belirlenmiş. Küçükler ve Halk duatlonu’ nun da dahil edilmesiyle Türkiye’deki gençlere, çocuklara ve amatörlere yarışma fırsatı sunulması muhteşem. Gün boyu yayınlanan müzik de motive ediciydi.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Sporcu 4

Organizasyon veya yarış öncesi toplantının geliştirilmeye ihtiyacı var. Kayıt kontrolü esnasında göğüs numaralarının verilmeyip, toplantı sonrasında verilmesi kitlesel bir kaos ortamı oluşturdu. Toplantı sırasında makarna partisinden söz edilmedi ve bundan haberimiz de yoktu, 1.5 saat gibi uzun süren bir toplantıyı beklemiyorduk. Bu da bir sporcu için yarış öncesi uygun bir durum değil. Günün tamamını kapsayan böyle bir yarışmada, sadece bitiş çizgisinde değil, gün içerisinde de sporculara enerji verici yiyecek ve içecekler sağlanması gerekiyordu. Genel klasmanda galip gelen bay ve bayan sporculara ödül verilmeli veya en azından ek bir madalya ile taltif edilmeliydi. Yarışta kürsüye çıkanlar, en azından genel klasmanda kürsü görenler için böyle bir yarışmada yerel ödüller sunulmalıydı. Türkiye’deki tüm koşu yarışlarında yapıldığı gibi, yarışın kalıcı hale getirilmesi, tanıtımı ve sporculara jest amacıyla tüm katılanlara yarışın isminin yazılı olduğu bir forma veya bisikletleri için bir su matarası verilebilirdi. Elitlerde kürsüye çıkan başarılı sporculara yurtdışı duatlonlarına gönderme desteğinin sağlanmaması hayal kırıklığıydı. Barış Barlas bey gibi triatlonsever bir fotoğrafçı olmasa, bu değerli yarışın hiçbir anına dair fotoğraf elde edemeyecektik. Ayrıca video kaydı da sadece hakemler için kullanıldı ve basından sabit veya hareketli görüntü alan da yoktu. Basın konusunda organizasyon sınıfta kaldı. Bu açıdan biz bize mahalle arası yarışı gibiydi.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Sporcu 5

Katıldığım ilk duatlon yarışıydı ve çok keyif aldım. Sasalı’nın rüzgar alan doğal yapısı elbette yarış şartlarını ve özellikle bisiklet etabını daha da zorlaştırdı, ama her yarışın kendine göre bir farkı olması bence güzel bir şey, mesela Kuşadası triatlonu dendiğinde akla gelen ilk şey herhalde bisiklet etabındaki o “güzelim” yokuş oluyor. Bunun haricinde eşyaları koymak için sepet bulunmaması herkesi rahatsız etmiştir diye düşünüyorum, ayrıca bisikletleri bıraktığımız yerin hemen yanından geçen bisiklet etabına dahil yol dar bırakılmış ve biraz tedirgin ediciydi. Olumsuz olarak gördüklerim bunlar, ama organizasyon genel itibariyle tatmin ediciydi, takımım adına emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Martin Bernhart

Triatlon yarışları ve teknik toplantılar hakkında kendime 2 seneden beri her yarışta şu soruları soruyorum: Burada neden triatlona katılmak için teknik toplantıya katılmak zorundayım? Ve artık son teknik toplantıda, gerçekten tükendim! Teknik toplantıda yarışla ilgili HİÇBİR şey öğrenemedim…Yurt dışındaki yarışlarda teknik toplantıya kimse katılmak zorunda değil. parkur hakkında ve diğer yeni bilgileri almak isteyen katılır ya da antrenörden, arkadaşlardan öğrenir. Bilmeyen bir şey olursa onun sorunu olur. organizasyonun sorunu olmaz. Oryantering yarış yapmıyoruz. Hiçbir triatlon parkurunda o kadar anlaşılmaz değil. Yarış kuralları zaten triatlon federasyonunun web sitesinde yazıyor. Onlar için de start numarası ve çip dağıtımında imza ile verilebilir. Hiç kimse hiçbir kural için ben bilmiyordum diyemez. Mili takım şartlar, kamplar, ileriye giden planlar, milli atletler& antrenörler için önemli ve antrenman kamplarda öğreniyor. Yaş gruplar, yıldızlar için o bilgiler fazla önemli değil! Federasyon yapılan önemli çalışmaları (sağ olsun ) detayları, özellikleri, planları 1 saat dan fazla dinlemek bana ve sporcu arkadaşlara ne fayda veriyor ? Dolayısıyla şunu rica ediyorum: Teknik toplantısı teknik konularla ilgili olsun, parkurun özellikleri bildirilsin.Yarışın özellikleri bildirilsin. Eğer Türkiye Triatlon Federasyonu’ n işleri, programları, planları bildirilmesi gerekiyorsa (eminim yurt dışındaki başarılar hepimiz ilgileniyoruz ) bunu 10 dakikadan uzun zamandan fazla tutmamak gerekir bence! Hakemler, Antrenör seminerler, mili takım kamp falan, ne kadar önemli olursa olsun, bunlar teknik toplantının konusu olarak görülmemeli. Teknik toplantı elbette yapalım, ama 1- Katılım serbest olmalı. Katılımcılar start numarası ve çip alırken sorumluluğun kendine ait olduğu kabul etsin 2- Kural değişiklikleri ve yarış özellikleri kısaca bildirilsin. Sorular için zaman olsun. 3- Triatlon Federasyonu ve mili takımın başarıları önemli ve hepimizi ilgilendirir ama 10 dakikayı geçmemeli.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Karabük İl Temsilcisi Umut Çavuşoğlu

Öncelikle Zekeriya hocamıza yapılan çirkin saldırı çok kötüydü sorumlular mutlaka cezalandırılmalı. Çiğli Duatlonu’ nda sepetlerin olmaması çok büyük eksiklikti. Bir de değişim alanından yarış esnasında bisikletle geçerken orası çok tehlikeli. Zaman zaman karşıdan karşıya geçişler oluyor bu çok tehlikeli. Yeterli önlem alınmazsa yüksek süratle o bölgeden geçerken çok kötü kazalar olabilir. Diğer yandan en güzel uygulama start yerinin değişmesiydi. Geçen seneden daha iyi oldu. Öte yandan yarış yerinde pilav dağıtıldı. Baktığımda inanın orası sporcu dışından olanlarla doluydu. Sporcular ise bundan doğru düzgün yararlanamadı bile! Bu tür şeylere biraz daha dikkat edilmeli. Eğer sporcular orada yarışıp enerji harcıyorsa, sporculara ayrıcalık tanınmalı, duatlonun ne olduğunu bilemeyen ve Pazar günü oraya tesadüfen ya da piknik yapamaya gelmiş beleşci zihniyetlere pilav dağıtmak ya da çekiliş yapmak bu spora bir şey kazandırmaz.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Nermin Fenmen

Ölmeden yapılacak işler listesine aldığım triatlon alanındaki ilk denememi Kuşadası’ nda yapmış, 750 metre yüzme etabını 30 dakikada tamamlayarak boyumun ölçüsünü almıştım. Federasyonun programında Çiğli Duatlonu’ nu görüp internetten de yüzme etabı olmadığını, koşu-bisiklet-koşu etaplarından oluştuğunu öğrenince Yaşasın, tam da bana göreymiş. diye düşünüp kaydımı hemen yaptırdım.

50+ Kadın kategorisinde önceleri kimseler yokken yarış günü yaklaştığında 5 kişi olmuştuk. Sadece koşu değil, işin içine bisikletin de girdiği bir spor dalında ülkemizde bu yaş grubunda 5 kişinin azımsanmayacak bir atılım olduğunu düşünüyorum. Umuyorum bu katılım sezon süresince azalmaz, artmaya devam eder.

Yarış Çiğli Sasalı Piknik Alanında, yükseltinin neredeyse hiç olmadığı, güzel bir doğal ortamda yapılacaktı. Koşu parkuru toprak – asfalt – kum olarak tanımlanmıştı. Tamamının asfalt olmaması bizim yaş grubunun dizlerine bir dirhem de olsa nefes aldırması açısından çok olumlu idi.

İlk koşu etabını hedefimin iki dakika altında bitirip bisiklet etabına girdim. Bastım pedallara, uçuyorum adeta, derken karşıdan bir rüzgar ki bisikleti altımdan uçurup götürecekmişçesine esiyor. Rüzgara karşı verdiğimiz mücadele etabın önemli bir bölümünde etkin oldu. Buna karşın bisiklet etabını da hedefimin yaklaşık 4 dakika altında tamamlamış olmanın mutluluğu ile bisikleti bırakıp yeniden koşmaya başladım ki öyle ya, unutmuşum: triatlonun en zor aşamalarından biri bisikletten inip koşmaya başlamak. Yok, gidemiyorum, olmuyor! Sabırla kaslarımın bu yeni etaba uyum sağlamasını bekledim. Bir tur bitti ama bir tur daha var… derken işte ikinci tur da bitti.

Bu etkinlikten büyük keyif aldım. Sadece sportif açıdan değil, organizasyondaki düzen, görevlilerin yol göstericiliği, sunucumuzun heyecanı izleyenlerin tümüne taşımasındaki başarı bence övgüye değerdi. Federasyon için bir ilk midir bilmiyorum ama Halk Duatlonu da harika bir fikir idi. Bunca minik katılımcıyı sporla tanıştırdı, büyükleri bir Pazar günü evlerinden çıkarıp doğaya taşıdı.

Bir sonraki Duatlonu heyecanla bekliyorum – Triatlona söz vermiyorum ama. Önce yüzmeyi öğrenmem lazım.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Yılmaz Kahraman

Aslında triatlona başlamam öyle sanıldığı gibi planlı, programlı bir şekilde olmadı. Her zaman her yerde savunduğum “Sporun yaşı yoktur.” Sözünü bir anlamda da ispatlamış oldum. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki; şu anda 63 yaşındayım ve işlerimden vakit buldukça tüm yarışmalar katılmak için çalışmalarımı sürdürmekteyim. Bu sene aksilik olmazsa Antalya’ da yapılacak olan yarı mesafe triatlonuna katılmak istiyorum. Asıl hedefim Allah sağlık verirse bir tam mesafe (Ironman9 yarışına katılıp bitirme madalyası alabilmek. Tekrar söylüyorum, sporun yaşı yoktur.

Gelelim 9 Mart 2014 Çiğli Duatlonu’ na. Bu sene ikincisi yapılan bu yarışa geçen yıl yurtdışında olmam nedeni ile katılamamıştım. Diğer yandan parkur ortamını gördükten sonra iyi ki katılmamışım demek inanın abartılı olmaz diyebilirim.

 

2. Çiğli Halk Duatlonu

 

Not: Yazıda yer alan yarış fotoğraflarındaki sporcuların yorumlarla ilgisi yoktur. Fotoğraflar rastgele seçilerek yerleştirilmiştir.
Fotoğraflar. İbrahim AKARTUNA

Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

 

alpayakhun
Yazar Hakkında :

Cylingtr Triatlon Editörü

Bir Yorum Yazın