Bisikletle Türkiye Turu Kapsamında Seyir Defteri Projesi. İnsanlar Alemi Belgeselleri.

28/05/2009  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

Kainatı keşfetme ve şekillendirmeye talip olan insan kendisini
keşfetmekten aciz kalmıştır… Bilgi, zeka ve becerileriyle dünyaya şekil
veren insan, aynı zamanda hırs ve tamahıyla kendisi ile birlikte dünyayı
mahvedebilmektedir…
İnsanın para, makam, mevki ve güç elde etme hırsı ile öncelikle kendisi
kandırmakta daha sonra ise çevresini bu kandırmaca içerisine çekmektedir.
Tüketim Toplumları içerisinde hayatı para ve mülkiyet ekseninde
yaşayanlar, sunulan sahte dünyalarda kendi hapishanelerini kendi elleriyle
inşa ediyorlar.

Son ırmak kuruduğunda,
Son ağaç yok olduğunda,
Son balık öldüğünde;
Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak
(Kızılderili Atasözü)

Gerçek hayatın para ile satın alınamayacağını hatırlatmak amacıyla “Seyir
Defteri” adlı çalışmayı başlattık.
21 Ocak 2009 tarihinde Bisikletle Türkiye turuna çıkan Cengiz Yargıç,
gittiği her bölgedeki yaşamları ve insan hayatlarını kamera, fotoğraf ve
kalemiyle belgeliyor.  Hazırlanan çalışmalar ve günlük tutulan notlarla;

“Seyir Defteri” tv programı hazırlanıyor. Bu program Hayat Televizyonu
ekranlarında Cuma günleri hariç hergün 13:05 – 19:10 ve 01:30 saatlerinde
15’er dakikalık bölümler halinde yayınlanıyor.

“Seyir Defteri İl Raporları” adı altında her il ayrı bir kitap haline
getiriliyor. Kitap çalışması İGUS Yayınevi tarafından üstlenildi.

Gidilen illerde karşılaşılan insan manzaraları ve gerçek hayatlar BELGESEL
OKULU tarafından “İnsanlar Alemi Belgeselleri” olarak hazırlanıyor.

Çalışmanın tüm aşamaları www.insanlaralemi.com sitesinde yayınlanıyor.

AMAÇ:
“Seyir defteri” adlı serilerimizle, mevcut medyanın popülist
yaklaşımlarını ve onların aldatma üzerine kurdukları kuralları yerlebir
ediyoruz.
Bizim pedallarımızla ulaştığımız yerlere onların hayalleri ulaşamaz. Çünkü
onlar kendilerine yalan senaryolar düzüyor, uydurdukları dünyalara hayali
kahramanlar oluşturuyorlar… Onlar gerçek dünyanın farkında bile değiller,
yaşadıkları ülkenin doğal güzelliklerini, insanların gerçek hayatlarının
farkında bile değiller.
Oysaki Seyir defterinin konuları, senaryosu, mekanları, kahramanları
yaşayan gerçek halktır ve bu kahramanlarımızı aramamıza gerek yok, onlar
heran heryededir…

NEDEN BİSİKLET?
Bisikletle gerçekleştirilen Türkiye Turu kapsamındaki “Seyir defteri”
Projesi bir sportmenlik yarışı veya turistik gezi değildir.
Medyada hayat tarzına dönüşen yerli diziler ile ahlak ve kültür
değerlerimizle oynamakta, Reklamlar ile vaad ve umud satılmakta,
Televizyon yayınları ise devamlı artan sun’i ihtiyaçlar oluşturulmakta ve
hayat taksite bağlanmaktadır…
Oysa biz bisikletimizle, kendi enerjimizle yolları aşarız…
Oysaki hayatı sürdürebilmek için bizim arabalara, cep telefonlarına,
mobilyalara, kredi kartlarına ihtiyacımız yok !!! Bize gereken; HAVA, SU,
TOPRAK ve ATEŞ…
Bisiklet üzerindeyken HAVAyı hissedebiliriz,
Bisikletinizin üzerine taktığımız SU matarası bizim enerjimiz,
Bisikletle TOPRAK ı yaşarız, toprağın sesini duyarız,
ATEŞ ise olmazsa olmazımızdır…

SEYİR DEFTERİ KİTAP PROJESİ
Politik, Siyasi, Ekolojik, Araştırma, Gözlem ve Gezi Notlarını içermesiyle…
Hazırlayanı, Yazarı, Senaristi, Yapımcısı, Kurgusu, Anlatanı, Yorumlayanı
Halkı, Esnafı, Siyasileri, Sivil Toplum Kuruluşları, Genci, Yaşlısıyla o
bölgenin kendi insanı olmasıyla…
Periyodik olarak sürekli çıkmasıyla ama dergi değil kitap özelliği
taşımasıyla…
Uzun Soluklu, Geniş Araştırmalarla ve Görsel Bütünlüğüyle Hazırlanan,
Yıllar Geçtikçe Değeri Artacak, Nesillere Bırakılabilecek, Belge
niteliğinde özgün kitap çalışması. Bugüne kadar birçok değerli yapımlara
imza atmış İGUS Yayıncılığın bu projeyi üstlenmesiyle Seyir defteri
çalışması gücüne güç katmıştır.

CENGİZ YARGIÇ KİMDİR?
Aslen Boşnak göçmenlerinden, İstanbul doğumluymuş. Birçok medya
kuruluşunda yapımcı, yönetmen, kameraman, kurgu, haber, reklam
bölümlerinde çalışmış. Kendi prodüksiyon firmasıyla konser
organizasyonları ve belgesel yapımlar gerçekleştirmiş. Çizgifilmler
yapmış…,

Ama günün birinde çevresine bi bakmış, etrafı ve iş ortamı tamamen yalan
ve aldatmaca üzerine yürüyormuş… Ona demişler ki; “Bu sistem böyle, para
kazanmak istiyorsan bu çarka uyacaksın”… Oda demiş ki; “Paranız,
mülkleriniz, yalan dünyalarınız, aldatan medyalarınız sizin olsun” demiş
ve bu iddiasını gerçekleştirmek için bisikletle yola çıkmış ve belgesel tv
programları hazırlamaya başlamış.

PROJE NASIL GERÇEKLEŞTİ?
Yaklaşık 2 senedir gerçekleştirilmek istenen bu projenin ilk düşünülen
tarzıyla bugün gelinen nokta arasında birçok aşama kat edildi. Elbetteki
böyle bir çalışmayı organize etmek çok kolay olmadı. Her ne kadar tek
kişinin bisikletle yola çıkması düşünülse de projenin amacına ulaşabilmesi
için insanlara konuyu anlatabilmemiz ve desteklerini almamız gerekiyordu.
Aslında işin en zor tarafı bu oldu…
Eğer sadece bir bisikletle Türkiye’yi gezmek istesek bu basitti ama biz
bunu bir amaç doğrultusunda gerçekleştirmek, yol serüvenini kamera ve
fotoğrafla belgesel film çalışmaları yapmak ve kitap haline getirmek
istiyorduk. Bu çalışmayı da popülizmden uzak kalarak magazinselleştirmeden
insanımızın ve yurdumuzun gerçek güzelliklerini yansıtabilmek istiyorduk.
2008 Ağustos ayı itibarıyla bu çalışma proje aşamasından çıkmış ve
gerçekleştirmek için çalışmalara başladık. Kararlı tutumuzu gösterdiğimiz
herkes bize destek vermeye başladı. Öncelikle program halinde yayınlanması
için Tv kuruluşlarıyla görüşmeye başladık.
Hayat Televizyonu’nun önerdiğimiz projeye destek vermesi bizim gayretimizi
arttırdı.
Proje için malzemelere ve teknik altyapıya ihtiyacımız vardı. Bunların
listesini yaparak firmalarla görüşmeye başladık.
Aynı zamanda gideceğimiz iller içerisinde destekçilere ihtiyaç duyarak
internet üzerinden yazışmalara başladık.
İşe başlarken hiçbir malzememiz yoktu. Önce gerekli malzemeleri temin
etmemiz gerekiyordu. Birkaç bisiklet firmasıyla görüştüm ve olumlu cevap
alamamıştım daha işin en başında moralimi yitirmek üzereyken Kadıköy /
Kızıltıoprak’ta bulunan DELTA BİSKİLET e uğradım çatkapı. Orada Ulaş
Baydar ile tanıştık ve daha ilk tanışmamızda projeye destek olacağını
söyledi. Delta Bisiklet’ten bisiklet ve gerekli malzemeleri temin ettim.
Seyir defteri Projesi için bir internet sayfası açmayı düşünerek KMK
BİLİŞİM’e mail yoluyla istekte bulundum, onlar cevap vererek teklifimizi
olumlu karşıladı. www.insanlaralemi.com sitesini bizlere ücretsiz olarak
tahsis ederek çalışmalarımıza destek verdi.
Seyir Defteri Programının ilk bölümleri İstanbul içerisinde gerçekleşti ve
Hayat Televizyonunda 22 Kasım 2008 Cumartesi gününden itibaren
yayınlanmaya başladı.
21 Ocak 2009 tarihinde Bisikletle Türkiye Turuna başladım. Çalışma kış
ayının ortasında başlaması sebebiyle ilk güzergah olarak feribotla
Yalova’ya geçerek; Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla
ve Antalya’ya kadar pedalladım ve çekimler yaptım. Yol boyunca cep
telefonu taşımadım ve tüm irtibatlarımı sadece internet üzerinden
geliştirdim. Bu süreç içerisinde elbetteki birçok zorluklarla karşılaştım
ama yol boyunca bana destek veren bisikletli dostlarımız, illerdeki
bisiklet dernekleri, internet üzerinden yazışarak beni davet eden
arkadaşlarımız ve uğradığım köylerde beni hiç tanımamalarına rağmen o
sıcak ilgilerini esirgemeyen bölge insanlarımızın destekleri sayesinde
bugüne gelindi.

SEYİR DEFTERİ PROJESİ GİDEREK BÜYÜYOR
Bu süreç içerisinde İnternet sitemize yoğun ilgi ve talepler geldi,
gidilen bölgelerdeki yerel medyalarda yoğun olarak haberler ve
programlarda yayınlandı. Yerel yönetimler ve yerel sivil toplum
kuruluşları büyük destek verdi. Yol boyunca kalıcı ilişkiler sağlandı.
Projeye destek verenler ve gelişmesi için katkıda bulunanlar arttı. İGUS
Yayınevi tarafından projenin kitap haline getirilmesi çalışması
başlatıldı. Birçok anlamda altyapı ve gidilecek diğer iller üzerindeki
irtibatlar önceden sağlandı. Hayat Televizyonunda yayınlanan “Seyir
Defteri” tv programları aynen yerel Tvlere ücretsiz servis yapılarak
yayınlanmaları sağlandı. Türksat üzerinden yayından yapan 2 ayrı tv kanalı
ile yeni formatlar geliştirildi ve yakında bu iki tv kanalında da bisiklet
temalı programlar yayına sunulacak.
Seyir Defteri projesinin ileriki bölümlerini kalabalık guruplar halinde
gerçekleştirmek üzere çalışmalar tamamlandı. Her ay bir ilimiz ele
alınarak kalabalık bisikletli guruplar halinde gezilerek Tv program
çekimleri gerçekleştirilecek.
İstanbul’da kurulan ofisimizde asistan görevlendirildi ve irtibatların
kurulması, çalışmanın geliştirilmesi sağlandı.

SEYİR DEFTERİ GERÇEĞİN İZİNDE
Bu çalışmanın en önemli fonksiyonu belgelemedir.  Belgeleme her konuda
olabilir.  Bunu yaparken, herhangi bir olguyu olduğu gibi yansıtmak veya
bilgi aktarmak yerine, görünen gerçeğin altında yatanın, yani gerçeğin
özünün araştırılması Seyir Defterinin ayırt edici özelliğidir.  Böylece
izleyiciye ve okuyucuya daha somut bir gerçeklik duygusu ve bakış açısı
kazandırmak mümkün olabilir.  İzleyici ve okuyucunun konu üzerinde
düşünebilmesi, yorum yapabilmesi arzu edilir.  Bu açıdan bakıldığında bu
projede büyük bir sorumluluk söz konusudur.
Gerçeği soruşturma yaklaşımı Seyir Defterinin en yakın  olan yaklaşımdır
ve ulaşılmak
istenen, görünen gerçeğin altında yatanın, yani gerçeğin özünün
araştırılmasıdır.

NEDEN BELGESEL?
Belgesel senaryolarımız içinde toplumsal referanslar bulunur.
Belgesel yaklaşımda ortaya koyduğumuz tüm ilkeler, toplumsal ve ekonomik
ilişkiler,
belgeselde denetleyici kuvvetler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gerçek insanların yaşantıları günlük doğal çevreleri içinde incelenir.
Gerçek insanların davranışlarındaki doğallığı korumak, alıcının ilk
çekimde elde
edeceği çekimlerle sağlanır.
Değişik kültürleri keşfetmek amacıyla yapılacak filmlerde önce bu
ülkelerle ve
kültürleriyle ilgili yazılı kaynak araştırması yapılır.
Önceden ayrıntılı plan yapmaktan kaçınılır, çünkü çekim sırasında daha
önceden
tasarlanamayacak sahneler ortaya çıkabilmektedir.
Belgesel film, yapımcının konuya karşı duyduğu aşırı ilgi sonucunda doğar.
Filmler önceden gözlemleme sırasında değil, çekim ve kurgu esnasında
oluşturulur..
Filmde önce gözlem, sonra seçme, sonra sanat yapılır.
Belgesel tüm gerçekliğiyle yaşanan sahneleri ve yaşam öyküsünü görüntüler.
Gerçek dünya görüntülenirken doğal oyuncular ve doğal sahne bir yol gösterici
olarak kullanılır.
İnsan, önem kazanarak canlı bir biçimde kişisel yönleriyle ele alınır.
Toplumsal sorunlar kendi doğal çevrelerinde insancıl ve dürüst bir biçimde
ele alınır.
Çoğunlukla aktör olmayan kişiler kullanılır
Oyuncu kendi yaşamını özgünce canlandırır, söyleşileri kendi
içinden geldiği gibi yapar.
Sinema hileleri kullanılmamaya çalışılır
Yaşamın kendi doğal akışı dramatik yapıya uydurularak verilir
Anlatım filmin doğal akışı içinde yalındır.
Doğrudan davranışı sergilediğinden bazen söyleşilere yer verilir.
Oynama eylemine tümüyle karşıdır.  Bu yüzden gerçek kişiler doğal
davranışlarını
sergiler, yönetmen tarafından seçilmiş roller yapmazlar.
Denetim dışı, o anda gerçekleşen olaylarda filme alınır.
Olayların gerçekliklerini yitirmemeleri için film yapımcısı ayrıca kurgucu
görevini de üstlenmektedir.
İzleyiciyi belli bir noktaya yönlendirecek olgulardan kaçınılır.
Güncel olayları kaydederken profesyonel tekniğin kullanılmasına izin
verilmez.
Kurgu, efekt, animasyon gerçek anlamında çok az kullanılır.
Toplumsal ahlaki değerler ve kişisel haklar en ön planda tutulur,
cinsellik, şiddet, moral bozucu, vahşet gibi olgulara yer verilmez.

PROJEYE DESTEKLERİNİZ, BÖLGENİZDEKİ ÇALIŞMALARA KATILIMINIZ, TAVSİYE,
ÖNERİ veya ELEŞTİRİLERİNİZ İÇİN;
Cengiz Yargıç
www.insanlaralemi.com
info@insanlaralemi.com
msn: belgeselokulu@windowslive.com

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın