Belçika dan Fransa ya Paris-Roubaix Yarışını İzlemeye

20/04/2011  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme ), Turlar ve Organizasyonlar

 

         Bahar klasikleri olarak adlandırılan tek günlük yol bisikleti yarışları bulunduğum yere (Brüksel’in 30 km güneyi) yakın çevrelerde gerçekleştiği için, ben de geçtiğimiz 10 Nisan Pazar’ını yerinde değerlendirip, canlı canlı Paris-Roubaix yol yarışını izlemek istedim. Üstelik bu geziyi bisikletle yapacaktım. Asıl bisikletimi Türkiye’de bıraktığımdan, burada çok cüzi bir fiyata idareten bir bisiklet almıştım. Lastiklerim kabak, frenlerim tutmuyor, ön vites değiştiricim kırık. Kaskım, eldivenim, SPD pedalım falan yok. Tıpkı eski amatör zamanlardaki gibi heyecanla fırladım yola. Bakkal bisikletiyle uluslararası tur diye buna derim.             

 

_____Burası Louvain-La-Neuve kasabası. Yaklaşık 15 dakika sürecek yolculukla aktarma istasyonuna varacağım. İki tren değiştirip bisikleti indirip bindirmekle uğraşmak istemedim, ayrıca hava çok güzel!

Zaten gideceğim yere de bisiklet yolu mevcut. Buralarda bisiklet yolundan bol bir şey yok.

_____Kavşaklarda sorunsuzca geçmemiz için her türlü maymunluğu düşünmüşler. Zaten bisikleti öteden fark eden araçlar hemen frenlere abanıyor. Siz yavaşlar ya da geçmezseniz ayıplanıyorsunuz. Yol veren bisikletliyi dövüyorlar hatta :)

_____Tek aktarmamı yapacağım Brüksel Kuzey Garı. Şehir içindeki diğer garlarda bisiklet transferi yasakmış. Tabii kağıt üzerinde yasak ;)

_____Günübirlik istediğim yere bisiklet taşıma biletimin seleye bağlanan kısmı. Bu da çok üstünde durulmayan bir prosedür. Madem parasını verdik takalım diye taktım.

_____İşte çift dilli ülke uygulaması. Belçika’da bazı şehirlerin Flaman/Valon karışık olması nedeniyle bu var. Brüksel’de de sıklıkla görülen bir durum.

_____Trenle vardığım yer Tournai. Buradan 15 km uzaklıkta bulunan Fransa’daki Paris-Roubaix yoluna pedallayacağım.

_____Şimdi haritamıza bir göz atalım, tıklayınca açılıyor.

_____Şehri turluyorum. Yuvarlak tasarımlı, ortasından dere geçen, tipik ve küçük bir Avrupa kenti.

_____Hava güzel, günlerden de Pazar olduğu için restoranlar masaları dışarıya atmış.

_____Heykel filan…

_____Fransa’ya giden yol. Lille Şosesi. Normal asfalt yol bile olsa kenarlarında bisiklet kısmı mevcut.

_____Etrafta hayvancılık yaygın.

_____Cort diye kendimizi Fransa sınırında buluyoruz. Duvarmış, kapıymış, tokmakmış, kontrolmüş… hiçbir engel yok.

_____Hem Fransa kısmındaki bisiklet yolu anayoldan ayrı ve duble. Canlarım benim.

_____Yarışı izleyeceğim pave kısma geliyorum. Burada bisikletler zorlandığı için seyir zevki ve toz duman katlanmakta.

_____Diğer izleyenler kadar büyük bayrak taşıyamasam da, bizim de bir desteğimiz bulunsun istiyorum.

_____Çevreye saygı bâbında çok yaratıcı bir afiş çalışması olmuş. Paris-Roubaix turunun sembolü parke taşından çöp tenekesi.

_____15 km kapısında bir hatıra fotoğrafı :)

_____Aman tanrım, uzaklarda bir toz bulutu, geliyorlar!

_____Geçiyorlar…

_____Öhö öhö!

_____İki saat beklememe rağmen 15 dakikada peletonun büyük bir kısmının geçmesinden sonra, oradan ayrılıp finiş noktası olan Roubaix velodromunun yolunu tutuyorum.

_____Ben vardığımda dahi yarışı bitirmek üzere olan bisikletçiler vardı. Ancak şampiyon Van Summeren, ikinci ise Fabian Cancellara olmuştu. Podyumu tabii ki kaçırmıştım.

_____Son yüz metreye bu manzaradan giriyor bisikletçiler. Bu fotoğraftan yarım saat kadar önce dananın kuyruğu kopmuştu. Şimdi belki birilerini görürüm diye takım arabalarının olduğu kısma geçeceğim.

_____Öncesinde orijinal forma satış reyonunu ziyaret edelim ;)

_____Yarışın hoş bir afişi daha.

_____Takım arabalarının olduğu yerdeyim. Birazdan bisikletçi avına çıkacağım.

_____Yarış sonrası hummalı temizlik çalışmaları sürüyor.

_____Objektifime yakalanan günün Şampiyonu Van Summeren oluyor.

_____Arada Euskaltel-Euskadi takım otobüsünü yakalıyorum. Sempati duyduğum Basklar. Tam oradayken birden herkes “kançelara” diye diye bir tarafa hücum ediyor.

_____Veee karşınızda Fabian Cancellara, nâm-ı diğer Spartaküs. Aslında poposu. Ama bize o bile yeter.

_____Onu gördükten sonra daha önemli bir şeye tanık olacağımı düşünmediğim için, Roubaix tesislerini arkamda bırakarak merkeze doğru ilerliyorum. Hedefim başka bir Belçika sınır şehri olan Mouscron’a gidip, orada yine trene atlamak.

_____Roubaix çevresinde hayata kazandırılmayı bekleyen işlevsiz endüstri siteleri.

_____Yaklaşık yarım saat pedallama sonucunda Mouscron’a varıyorum. Burada sınırı belirten bir tabela dahi yok. Sokağın kavşağını geçerken bir anda Belçika’da buluyorum kendimi.

_____Trenle dönerken gün batıyor ve ben 23 derece sıcaklıkta parlayan güneşin kurbanı olan ensem ve yüzümle evin yolunu tutuyorum. Yaklaşık elli kilometrelik bir tur yapmış oldum, ancak yüzlerce kilometreye bedel hatırası kaldı :)

_____Gezinin detaylı hikayesine ulaşmak isteyenler bu linke göz atabilir:

http://babamasoylemedim.com/2011/04/18/paris-roubaix-gezisi/

 


_____Herkese selamlar, izleyenlere teşekkürler.

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın