Adım Adım Doğu Karadeniz Turu-1

08/08/2011  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme ), Turlar ve Organizasyonlar

 

27 temmuz 2011

Uzun zamandır yapmayı düşündüğüm Doğu Karadeniz Turuna nihayet Batum’dan  başladım.

 

26 temmuz sabahı Antalya’dan Doğu Karadeniz seyhat  ait bir otobüsle buraya geldim. Batum Sarp Sınır Kapısından 20 km
uzakta. Gümrükten geçerken pasaport gerekli bir de 15 tl harç parası ,henüz nufus cüzdanı kullanılmıyor.

Şehirde zenginlik ve fakirlik bir arada. Halkın yüzünden yorgunluk okunuyor. Eski  ve
yeni yapılar bir arada, yeni yapılar daha ziyade sahil kesiminde.

 

Burada
para birimi Lari hemen hemen Türk lirasına eşit ama biraz daha
kıymetli. Her yerde irili ufaklı döviz büroları var Türk parası kabul
etmiyorlar. Batumda artık herşey var (tuborg ,efes bira ,coco cola,fanta )
pastahaneler, cafeler büyük lüks oteller, internet cafeler, gece
külüpleri. Burada Türk İşadamları Derneği Başkanı Mustafa Hatipoğlu’nu
buldum kendisi Manolya adlı Türk lokantasının sahibi yeri tam kadetralin
(Virgin Mary Kilisesi)karşısında

Beni  pırlanta (995 568 501 891-892) isimli bir Türk iş adamının oteline yerleştirdi, oteli oraya gidecek olanlara tavsiye  edebilirim, alt kat  odaları 50 Lari  ve kahvaltı dahil üst odaları 70 lari ,çok temiz ve her şey var,(tv, kilima, buz dolabı, banyo). Otele yerleştikten sonra hemen gezmeye başladım.

Batum Karadeniz kıyısında arkasında, sağında ve solunda dağlar bulunan güzel
bir sahil kenti. Kilometrelerce kumsal yemyeşil bir doğa. Şehirin içinde Türk isimli bir çok  dükkana rastlamak mümkün.

 

 

Batumda  ‘Gürcüler’in
yanısıra Türkler, Azeriler, Rumlar ve Ermeniler yaşıyorlar.  Batumda
sırasıyla botanik parkı Batum Devlet parkını (içinde Gürcü yazar ve
devlet adamlarının heykelleri , yürüyüş parkurları, kafeler, plajlar, çok
güzel bir göl var) parkın hemen bitişiğinde  Batum Üniversitesi  var.  Akvaryum, altın postlu heykeli (Medea heykeli) Virgin Mary Kilisesi’ni,  Orta Camii ve limanı gezdim. Bol bol fotoğraf çektim. Botonik
ve milli park şehre biraz uzakta buraya gitmek için 31 numaralı
minübüse binmeniz lazım.

 

 

Kafi”zamanım olmadığı için Milli parkı
gezemedim. Birde Dolphinarium’u  övmelerine etmelerine rağmen zamanım olmadığı
ve Antalya’da aynısı olduğu için gezmedim (12 lari giriş). Batum
geceleyin çok güzeldi. Gürcüler turizime çok önem veriyor ama kimse
lisan bilmiyor,  yalnız  yarım
yamalak Türkçe bilenler var, bir de bazı insanlar çok duyarsız bir adres
sorduğunuzda “no no” diyip yoluna devam ediyor, gece saat 23:00 gibi otele
dönüp yattım.

28 temmuz 2011

Sabah 07 :00 kalkıp Machakhela  şelalerine
gitmek üzere minubüslerin kalktığı durağa gittim ama ilk minubüsün saat
09:00 da kalkacağını ve tarifeli olduğunu öğrenince zamanım kafi
gelmeyeceği  için
gitmekten vaz geçip otele döndüm ve saat 09:00 kadar uyudum, daha sonra
kalkıp bir duş alıp sabah kalvaltısın yaptım ve otelden ayrıldım. Sahil
yolunu takip ederek kule, akropolis, gece külübü, akua park, gionio kalesi,  Sarp Sınır Kapsına yakın olan şelale ve Sarp Sınır Kapısında fotğraf
çektikten sonra 17 km sahili takip ederek ve yolda yine fotoğraflar çekerek Hopa’ya vardım.

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın