Acemi Bisikletçi Gibi Görünmemek İçin 10 Tüyo

28/03/2011  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

 

        Son zamanlarda bisikletçiliğin popülerliğindeki artışla (Bunda Lance Armstrong’un da rolü büyük), bisikletin diğer sporlar içindeki büyüme oranının katlandığı gözlendi. Tabi bisikletçi sayısı arttıça farklı görüntülerle de karşılaşmak mümkün oluyor.

 

        Hepimiz bir yerinden başlamamız gerekiyor ve bazılarımız doğrudan acemi bir görüntüyle başlıyor; kocaman iğrenç bir kask, vahşi gibi gösteren bir şort, bol gelen bir forma, kıllı bacaklar, kalflar (alt arka bacak kası) üzerinde zincir yağı izleri, bisiklet üzerinde öne kapaklanacakmış gibi yere bakan bir duruş.

 

        Yine de bütün acemiler alay konusu olacak diye bir kural yok. Bacaklarınızda binlerce kilometrenin verdiği görüntü olmaksızın da tecrübeli görünmenin birçok yolu bulunuyor. Sadece detaylara dikkat etmelisiniz. Bu makalemde bisikletçiliğe yeni başlayıp acemi gibi görünmekten çekinenlere yardımcı olacak 10 önemli tüyo okuyacaksınız.

 

 

Tüyo 1: Amatörken Profesyonellerin Kıyafetlerinden Kullanmayın
 

        Gösterişli bir bisikletçi olmaya çalışma konusundaki temel sorun, ait olmadığınız bir takımın profesyonel kıyafet takımını (forma, tayt, çorap vb) satın almanızdır. Hiçbir şey tam takım Discovery Channel kıyafetinin, bu spordan para kazanmayan bir bisikletçinin üzerinde görünmesi kadar acemi göstermez. Bu türden fazla pahalı kıyafetlerden uzak durmak en iyisidir. Bu tür formalar ancak klasikleştiğinde kabul edilebilir.

        Genellikle bir takımın dağılışından 10 yıl sonra formaları eski kabul edilir. Örneğin eski bir Motorola veya Coors Light forması giyerek yola çıktığınızda büyük görüntü puanı kazanırsınız.

 

        Üstte bahsettiğim eski Motorola forması, ne kadar hoş, değil mi?

 

 

        Gördüğünüz üzere formayı giyince de hoş görünüyor, tabi giyen Lance Armstrong olunca formayla bir bütün oluşturmak daha kolay, daha amatör zamanları da olsa (Yıl 1992).

 

 

        Bu da bahsi geçen Coors Light forması.

 

 

        Aslında buradan “kaliteli giyim kullanılmasın” anlamı çıkmamalı. Kastedilen bulunulan yıldaki dünyanın en büyük yol yarışlarına katılan bisiklet takımlarının formalarını, aynı zamanda mahalle arasında bisiklete binerken giymekti. Bunun dışındaki tercihler daha doğal karşılanacaktır.

 

Tüyo 2: Alabileceğiniz En Şık Kaskı Satın Alın

 

        Konu kask olunca cimrilik etmeyin. (Umarız) bu kaskı sürekli giyiyor olacaksınız ve giyebilmeniz için motive edilmeyi istersiniz.. Eğer ucuz bir kova görünümünde bir kask veya size 2 beden küçük gelen bir kaskınız varsa, onu hiçbir zaman giymeyi istemezsiniz. Hepimiz küçüklük ve acemilik zamanlarımızda kasksız binerek parıldayan saçımızı göstermenin çekici olduğunu düşünürdük, fakat hiç de öyle değilmiş. Michelin Mx Pro Race kaskımın görüntüsü, 45 km/sa hızla giderken aniden ön lastiğimin patlaması sonucu takla atarak başımı asfalta çarptığımda çıplak kafatasımın olası görüntüsünden daha çekici olmalı.

 

 

Tüyo 3: Üzerinize Uyan Bisiklet Kıyafetleri Satın Alın

 

        Kabul, bisikletçilikte henüz yenisiniz ve kendinizi bu kadar likralı kıyafetle bir parça rahatsız hissediyorsunuz. Sırf bu yüzden gidip size uygun olan bedenden 2 beden daha bol kıyafetler almayın. Bisikletçilik, aerodinamikle ilgili bir sporcur. Sıkı bir şekilde üzerinize oturan kıyafetlere ihtiyaç duyarsınız. Large beden t-shirt giyiyorsanız, medium forma alın. Bazen markalar arasında beden farklılıkları oluyor, bu yüzden almadan önce deneyin. Paraşüt gibi görünen bir forma giymiş şekilde yokuş aşağı inerken ben acemiyiim! diye bağıran bir görüntünüz olacaktır. Bunun dışında, yağmurlu havalardaki binişlerinizde klasik renkli yağmurluklar yerine şeffaf bisikletçi yağmur ceketlerinden giyin. Bu çok daha aerodinamik olacak ve hoş görünecektir. Bir diğer husus ise, eğer dar kesim bir formanız varsa bunu bib-shortunuzun (askılı tayt) içine tıkıştırarak görüntünüzü kötüleştirmeyin, bu bir güreş değil.

 

 

Tüyo 4: Bacaklarınızı Traş Edin

 

        Konu açık ki bu tüyo erkekler için. Yine de eğer bayansanız ve hayatınız boyunca bu konuya aldırış etmediyseniz, belki bisikletçilik, eşinize tanrı tarafından gönderilmiş büyük bir bahane olabilir. Kulağa çılgınca geldiğini duyar gibiyim fakat eğer kıllı bacakları olan bir bisikletçiyseniz, insanlar sizden 2 metre uzakta ve konuşmaktan kaçınarak bisiklete bineceklerdir. Yüzeysel gelebilir fakat doğru budur. Bu vesileyle sevdiğim bir sözü de sizlerle paylaşarak konuyu vurgulamış olayım. Asla bir kitabın kabına bakarak onun hakkında yargıda bulunmayın veya bir bisikletçiyi de kıllı bacağına bakarak yargılamayın, ama oluyor, bu durum yaşanıyor.

 

        Konuyla alakalı bir nokta; Bisikletçilerin neden bacaklarını traş ettikleri sorusu sık sık bana sorulur. Söylentinin, sanılanın aksine aerodinamik üzerinde önemsiz bir rol oynasa da, bunun aerodinamiğe bir katkısı yoktur. Asıl sebep ise bir düşüş esnasında bacaklarınız üzerinde “cırt-cırt” etkisinden sakınmanızı sağlamak ve ani bir düşüş tecrübesi yaşadıktan sonra pansumanı kolaylaştırmasıdır.

 

Tüyo 5: Acemi İzlerinden Sakının

 

        İç kalf kaslarınız üzerindeki yağlı zincir izi olan “Acemi izlerinden” başka hiçbir şey, sizi acemilik mertebesinde tutamaz. Zincirini temiz tutmayan ve verimsiz bir sürüş pozisyonuna sahip olanlarda bu durum sık sık yaşanır. Ayağınızı pedaldan içeri doğru ayırmaya çalışmak ve ayağınızı pedaldan kaydırdığınızda da bu durum gerçekleşebilir. Acemi izlerinden kaçınmak için bisikletinizin zincirini sık sık silin, temizleyin ve üzerinde yağ bırakıp zamanla siyah yoğun bir yağa dönüştürmeyen temizleyici spreylerden kullanın. Tabi bu arada rublenizi de temiz tutmalısınız ki temizlediğiniz zincir, temiz kalmaya devam etsin.

 

 

Tüyo 6: Doğru Aksesuarlardan Edinin

 

        Bazı aksesuarlar bisikletçiyi boş gösterirken bazıları hoş gösterebilir. Örneğin aslında selenizin altına sığabilecek bir sele altı çantası yerine fazla büyük bir çanta kullanmak, antrenman yapan bir triatlet olmadıkça bir bisiklette 2 tane su matarasından fazlasını taşımak gibi. Üzerinde evinizdeki bilgisayarınızdan daha fazla kabloya sahip bir kilometre saatine sahip olmak gibi. Profesyonel bisikletçiler, kablosuzları tercih eder, siz de bu yolu seçin. Polar markası, tek bir aygıt üzerinde hem nabız saati, hem de devir ölçerli (kadans/cadence) bir kilometre saati üretiyor, işte bu size profesyonel bir görüntü sağlayacaktır (Elbette yalnızca görüntü için değil, kendinizi keşfetmek ve geliştirmek için de bunları kullanmanız lehinizedir).

 

        Alttaki gibi de abartmamak gerek.

 

 

        Hepsi bir arada çözüm ürünü Polar CS 600 (Aşağıda).

 

 

        Uzun saplı kask aynaları da dahil olmak üzere bütün gidon aynalarından kurtulun. Elbette güvenlik açısından faydaları yadsınamaz bir gerçek ve benim yazılarımı yıllardan beri takip eden okuyucular, “ne olursa olsun bir kask veya gözlük aynası kullanın” tavsiyemi hatırlayabilir fakat konumuz acemi gibi görünmemek. O vakit hem güvenliğinizi sağlayacak, hem de tecrübeli bir bisikletçi gibi gösterecek ne tür bir donanım gerekiyor? Kısa saplı kask aynası veya gözlük sapına entegre edilen bir ayna.

 

                   

 

        Kar gözlüklerini bisiklette kullanmayı düşünmeyin bile.

 

 

Tüyo 7: Plastik Halka Ve Reflektörlerden Kurtulun

 

        Eğer sıfır bir bisiklet satın aldıysanız tebrikler! Bisikletiniz eve ulaştığında yapmanız gereken ilk şey, rublenizin arkasına yerleştirilmiş olan ve rublenizin en büyük dişlisini arka tekerinizin tellerinden koruyan plastik halka da dahil olmak üzere, bisikletinizin üzerindeki bütün reflektörleri sökmenizdir.

 

        Bisikletiniz doğru toplanmışsa, o plastik daire gereksizdir. Bir sorun varken bu tavsiyeye uyarsanız, beklemediğiniz bir anda kendinizi yerde de bulabilirsiniz.

 

        Eğer gece vakti hiçbir ışık kullanmadan bisikletinizle dolaşırsanız başka bir araçla çarpışabilirsiniz ve bu sorumluluk size ait olur. Bu yüzden tüyolarımızı dikkatli okuyun ve acemi bisikletçi gibi görünmemek için yalnızca reflektörleri sökün dediğimizi hatırlayın. Yoksa karanlıkta binilen her bisiklette olması gereken ilk donanımın far olduğunu hiçbirimiz unutmamalıyız.

 

Tüyo 8: Dağ Bisikleti Sürmedikçe Sıvı Sistemlerini Kullanmayın

 

        Bir bisikletçi düşünün, sokak aralarında hız yapan, sanki zamana karşı yarışındaymış gibi görünen ve hatta bunu yayaların kalabalık olduğu kaldırımlarda veya yavaş bisikletçilerin arasında yapan. Bunlara bir de Camelbak’le bisiklete bindiğini, sıvı hortumu sürekli olarak sakallı ağzında karşınıza çıktığını hayal edin. 10 saatlik bir sürüşe çıkacakmış gibi sırtında 3 litrelik Camelbak’le size doğru gelen bu bisikletçi aslında sadece öteki mahalleye gidecek kadar bir süre o bisikletin üzerinde olacakken haliyle pek de tecrübeli bir bisikletçi gibi görünmeyecektir.

 

        Elbette dağ bisikletçileri dışında hiç kimse sıvı sistemleri kullanmasın demiyoruz. Kısa sürüşleriniz için bir matara yeterli olacaktır.

 

Tüyo 9: Bisikletçilik Davranış Kurallarını Bilin

 

        Bir grup sürüşü yapmayı planlıyorsanız yaygın bisikletçilik davranış kurallarını bildiğinizden emin olun. Yılların ardından öğrenmiş olmanız gereken birçok şey vardır fakat bunların en önemlileri:

 

** Arkanızdaki bisikletçiye yerdeki çukur vb bilgisini vermek için işaret etmek (arkanızdakileri önceden uyarmadan asla bunnyhop/tavşan zıplaması yapmayın) 

 

** Grubun önü yavaşladığında arkanızdaki insanlara elinizle haber verin

 

** Ani ve haber vermeden hız veya yön değişikliği yapmayın

 

** Grubun ortasındayken lastiğiniz patlarsa, elinizi kaldırın, patlak diye bağırın ve herkes sizi geçene kadar çizginizi koruyun

 

** Ayakta pedal çevirecekseniz, arkanızdaki bisikletçi size çarpabileceğinden, momentumda gecikmekten kaçınmak için daima ayağa kalkarken eş zamanlı olarak pedal çevirin

 

** Hızlı bir gruptaysanız ve diğer bisikletçileri çekecek gücünüz kalmadıysa, grubun arkasında kalın. Hiçbir şey, tecrübeli kullanıcıları kendi hızlarından alıkoyan bir şeyden fazla rahatsız edemez.

 

Tüyo 10: Kilitli Pedallarınızla Pratik Yapın

 

        Eğer kilitli pedalınız varsa ve onlarla ilk defa yola çıkacaksanız, trafiğe kapalı bir alanda veya bahçede birkaç saatlik pratik yapın. Yüzlerce insanın geçmekte olduğu bir kavşakta karaya vurmuş balina gibi yere yuvarlanmaktan daha fazla utandırıcı birşey yoktur. Herkesin başına en azından bir defa gelmiştir fakat pratik yaparak acemi gibi görünme riskinizi azaltabilirsiniz.

 

 

 

Hazırlayan: Fatih Buzgan

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın