8. Uluslararası Tarsus Yarı Maratonu Koşuldu

29/03/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

 

Ülkemizin gelenekselleşmiş yarı maraton yarışlarından Uluslararası Tarsus Yarı Maratonu, geçtiğimiz Pazar günü 8. defa koşuldu. Mersin’in Tarsus ilçesini tüm dünyaya açan bu yarışa dünyanın diğer ucundan onlarca yabancı atlet de dahil olmak üzere toplam 1200 atlet katıldı. Her geçen yıl kalitesini artırdığı gibi, katılımcı sayısını da artıran yarışın kayıt kontenjanları normal tarihinden önce doldu.

 

 

Harika, güneşli ve sıcak bir havada koşulan yarışa sadece Etiyopya ve Kenya’dan 22 zenci atlet katıldı. Her biri elit düzeyde olan sporcular, daha yarışın ilk kilometresinden itibaren hızlarını koruyarak yarışa hakim oldular. 16 farklı ülkeden sporcuyu ülkemizle tanıştıran yarış, daha ilk yılından itibaren başarı ile sürdürülmekte. Şüphesiz bu kadar elit atletin bu yarışı tercih etmesinde, verilen büyük para ödüllerinin etkisi çok büyük. Birinciye 3000$ verilirken, sekizinciye ise 350$ ödül verildi.

 

Geçtiğimiz yılın yarışını okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Her uluslararası yarışın, çok verimli bir tanıtım, reklam yolu olup, her yönden kazanç sağlayan bir etkinlik olduğunun farkında olan Tarsus Belediyesi de, bu görüşte olmalı ki, yarışın daha da gelişip büyümesi adına özveriyle çalışmışlardı.

 

Geçtiğimiz yıl 880 kişi katılmışken, bu yıl sınırlamaya rağmen 1200 kişinin katılması da buna güzel bir örnektir. Dileriz, ileride sınırlama da olmadan onbinleri bu yarışlarda yarışırken görebiliriz.

 

Yarı maratonu bitirmenin mutluluğu – kuşlar kadar özgür bir ruh

 

Tarsus Belediyesi, Türkiye’nin dört bir yanından bu yarışa gelecek sporcular için İzmir, Şanlıurfa, Bursa, Ankara ve İstanbul’dan Tarsus’a kadar ulaşımlarının sağlanmasında kullanılmak üzere otobüsler tahsis etti. Büyük merkezlere göre uzakta kalan bu şehir için doğru bir destek olan otobüs tahsisine, otellerde konaklama imkanı sunulması da hoş bir jest mahiyeti taşıyor.

 

Yarış için yapacağım birçok yorumu daha sonraki satırlara bırakıp şimdi yarışın izlenimlerine geçelim;

 

Bol para ödüllü bir Uluslararası yarış olduğu için elit seviyedeki Kenya’lı ve Etiyopya’lı atletlerin katılımıyla yarışta zenci atletlerin hakimiyeti bulunuyordu. Her geçen yıl kendini geliştiren Türk atletlerin en hızlısı, mevcut en hızlı Türk maratoncu olan Bekir Karayel’in de katılımıyla genel sıralamada ilk 5 içinde bir Türk ismi de geçmiş oldu.

 

Lider grup

 

Geçen yılın 1.si, yarışı 1:04’te bitirmişken bu yıl ilk 5 bitirenin 1:04’ün altında sürede bitirmesi, yarışa giderek daha büyük ve önemli atletlerin geldiğini gösterdi. Üstelik bu 5 kişinin içinde 2 de Türk olması bizleri sevindirdi. Atletizm Federasyonu başkanı ve bundan 25 yıl önce Londra Maratonu’nu 2:10:25’lik dereceyle koşan geçmişin en hızlı Türk maratoncusu olan Mehmet Terzi de yarışı izleyerek yarışçılara desteğini gösterdi.

Sporun içinden gelen insanlara bu yetkiler verildiğinde herşey daha güzel ve olması gerektiği gibi oluyor. Önceki yıllarda olduğu gibi yarışın sunumunu da 2 dilde yapan Osman Atakan Tekin, yine görevinin başındaydı. Sporculara dönecek olursak;

 

Yarışın 1.si, 1:02:19’luk derecesiyle Etiyopya’lı Gebretsadik Abraha Adihana, 2.si 1:02:30 ile Etiyopya’lı Tigabu Gebremaryam Aseba, 3.sü de 1:02:35’lik derecesiyle yine Etiyopya’lı Tesfaye Girma Bekele oldu.

 

Yarışın galibi Gebretsadik Abraha Adihana

 

 

En hızlı Türk, 3.nün 20 saniye arkasından 1:02:55’lik dereceyle bitiren Bekir Karayel oldu.

 

Bekir Karayel

 

Dünyanın en hızlı yarı maraton süresinin 58:23 olduğu düşünüldüğünde bu rekorun sadece 4 dakika gerisinde olan atletlerin bu yarışa katılıyor olması, yarışın ne kadar büyük ve önemli olduğunu gösteriyor.

 

Bayanların 1.si, 1:09:37’lik derecesiyle Etiyopya’lı Atsede Baysa Tesema, 2.si 1:12:03 ile yine Etiyopya’lı Zinash Hayile Tola ve 3.sü ise 1:12:18 ile Ümmü Kiraz oldu. Geçen yılki süresini 3 dakika 40 saniye gibi büyük bir gelişmeyle bitiren Ümmü Kiraz’ı bu büyük gelişiminden dolayı tebrik ediyoruz.

 

Ümmü Kiraz

 

Bu başarılı isimler dışında birçok kişi de bu yarışta önceki derecelerini geliştirdi. Elbette bazı koşucular güneşten ve sıcaktan etkilenip, yanlış giyim ve yanlış çıkışlarla kendilerini yıpranmış şekilde bitiş çizgisine taşıdılar. Bu yılki yarışta birden fazla ilginç koşucu karakteriyle karşılaştım; Birisi hem koşup, hem de aralarda taklalar atıyordu. Bir başkası kendisini geçmekte olan bütün yarışçılarla 100’er metrelik sprintler yaparak çekişiyor ve herkesi etkilemeye çalışıyordu. Bir diğeri ise futbolcu kıyafetleriyle ilginç bir şekilde slalom yaparak koşuyorken birden jandarma görevlisine çarptı. Görevliler, bu kişinin yarıştan çıkarılmasını istese de kendisini bitiş çizgisinde tekrar gördük. Bu tür katılımcıların bazıları yarışlara renk katarken, bazıları ise ciddi anlamda güvenlik riski ve keyif kaçırıcı potansiyel taşıyor. Erkek koşuculara nazaran bayan koşucu sayısı hayli düşük olduğu da gözlendiği yarışa umarız gelecek yıl daha fazla toplam ve daha fazla bayan katılımcı geldiğini görebiliriz.

 

Koşmak o kadar zevkli bir spor ki, eliniz sakatlansa da, koşmak ve yarışmak isteyebiliyorsunuz

 

Yarışın 1 gün öncesinde yapılan makarna partisi bu yıl farklı bir yerde düzenlendi. Parti alanına gelen sporcular, yetkililerin gelmelerini ve konuşmalarını yapmalarını 2 saat beklemek zorunda kalıp, ardından makarna yiyebilince yorgun düştüler. Yarışanlara verilen bu yılki çantanın sırt çantası olması ve daha büyük hacimde olması atletleri sevindirdi. Atletlere tahsis edilen oteller, her zamanki gibi memnun edici yeterlilikteydi.

 

Katılımcılar arasında her zamanki koşarken bağış toplayan ya da toplumu ilgilendiren olaylara dikkat çekmek gibi faydalı işlere imza atan Adım Adım grubu ile Akut üyeleri de bulunuyordu.

 

Yarı Maraton, herkes için aynı keyifle bitmez, çünkü küçümsenecek bir mesafe değildir

 

Aynı karede bitiş noktasında güçlü bitirenle, kramp yaşayanı görüyorsunuz

 

Görme engelli koşucu

 

Yarışa dair artı ve eksileri paylaşacak olursak;

 

ARTILAR


Aylar öncesinden yarışa dair konularla ilgilenip, gelişmeleri yarışçılarla paylaşan Nadir Durgun’un desteği

Ulaşım ve konaklamanın ücretsiz karşılanması

Yarış sonrası beslenme için 7 TL  değerinde yemek fişi

Üzerinde yarışa dair bilgi yazan hoş bir sırt çantası

Sıvı istasyonları nispeten yeterli sayıdaydı.

Yonca Tokbaş gibi değerli ve modern gazete yazarlarının da katılımı ve yarışı büyük gazetelerinde kaleme almaları ile yarış daha da fazla insana tanıtılmış oldu.

 

Bitişte verilenler: Madalya, su, portakal, elma, meyve suyu

 

Yarış çantası ve içeriği

 

 

Makarna partisinde verilenler

 

Yarı maratonu koşan Ahmet Özpınar isimli koşucu, yarışın son metrelerinde arkadaşının göğüs numarasını alıp, oğluna da koşu sporunu aşılamak ve yarışma heyecanını göstermek için göğüs numarasını oğluna verip oğluyla beraber yarışı bitiriyor. Diğer babalara örnek olacak bir davranış.

 

EKSİLER / ÖNERİLER


Benim saatim parkur mesafesini, olması gereken 21.097 metre yerine 21.290 metre ölçtü. Diğer yarışçılarla konuşamadığım için herkesinki bu şekilde mi ölçtü bilmiyorum.


Tek yöne 14 saat süren yolculukta daha rahat otobüsler hoş olurdu.

 

Yarış tişörtü yerine Avrasya, Runtalya, Bozcaada yarışlarında verildiği gibi kaliteli bir yarış forması verilmesi çok daha iyi olurdu. Bu sayede hem koşu sporuna yeni başlayanlar doğru koşu kıyafetiyle tanışmış olurlardı, hem de düzenli koşucular kendi antrenmanlarında bu formaları giyerek yıl boyu yarışın reklamını yapmış olurdu.


Makarna partisine makarna yemek için 14-15 saatlik yol üzerine 1 saatlik ek yolculuktan gelen sporcular, konuşma yapmak üzere yetkilileri beklemek zorunda bırakılınca, 2 saat kadar bir süre aç kaldılar.

 

Makarna partisi alanı

 

Yarışın kayıtlarının 23 Mart Cuma günü sona ereceği belirtilmişken, yeni bir kararla bundan birkaç gün öncesine çekilmesi, birçok koşucunun yarışa katılamamasına sebep oldu. Sabit tarihlerle daha ciddi bir izlenim verilebilir.

 

Her ne kadar organizasyon başarılı olsa da, yarışı izleyenler, halk ve çocukların bu kadar yabancı bakışları, aşağılayıcı, taciz edici ve küçümseyici yorumları ile yarışçılara çok uzak bir kültürde olduklarını her defasında gösteriyorlar. Belki bu konu, organizasyonun işi değilse de her yıl yarıştan 1 hafta önce yerel olsun, genel olsun tüm medya birimlerinde koşu sporu ve maraton kategorilerine dair bilgilendirme yayınları ve tanıtımları yapılabilir.

 

Yarış sonrası yemek yenilen alanda, yarışta kaybettikleri enerjiyi almak üzere kendilerine verilen yiyecek fişleriyle kuyruklarda bekleyen sporcular, bedava birşeyler yemek isteyen çok fazla sayıda “dilenen” tacizci çocuklarla karşılaştılar. Ricadan öte rahatsızlık boyutunda bu istekler, zaten yarışın yorgunluğuna sahip acıkmış olan yarışçılara daha stresli anlar yaşattı. Güvenlik görevlileri tahsis etmek yerine, daha akılcı ve modern bir çözüm nasıl bulunabilir, bunun üzerine düşünülebilir.

 

Finish noktasında yarışın süresini yazan büyük bir dijital sayaç, daha profesyonel ve kaliteli bir yarış özelliği katarak, yarış sürelerini finish anında da geliştirmek üzere hem elit hem de amatör yarışçıları da motive edecektir.

 

Kilometre tabelalarının hangi sıklıkla yerleştirildiğini ben de gözlemleyemedim fakat aldığım yorumlar, “daha sık km tabelası olsaydı daha memnun olurduk” şeklinde oldu. Uydu bağlantılı saati olmayanlar için önemli bir detay olduğundan konu ile ilgili iyileştirme yapılabilir.

 

Yarışın en hızlı Türk atleti Bekir Karayel’den öğrendiğim kadarıyla yarışa katılan yabancı elit atletlerin İstanbul-Adana uçak biletleri organizasyonca karşılanmış. 10 saat, 15 saat süre boyunca sıradan şehirlerarası otobüslerde hiç hareket edemeden yolculuk yapmak zorunda Türk atletlerin yanında ayrımcılık niteliği taşıyan bu adaletsizliğin gelecek yıllarda giderilmesini diliyoruz.

 

Daha amatör koşucular için daha önemli olan son kilometrelere birkaç sıvı ve meyve istasyonu eklenebilir

 

Yaş kategorilerinde ilk 3’e girenlere verilen kupa hoştu

 

 

Bu arada Cyclingtr’a  fotoğraf desteği sağlayan fotoğrafçı arkadaşım Serap Koç‘a yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Kendisi yarışın tamamını, parkurun birçok noktasında fotoğraf çekerek, atletlerin bu değerli anlarını kalıcı hatıralara dönüştürdü.

 

Sağlık Eğitim Vakfı’nın da desteğiyle gerçekleştirilen 8. Uluslararası Tarsus Yarı Maratonu güzel anılarla ve yeni derecelerle sona erdi. Daha da büyümüş, iyileştirilmiş nice yarı maraton ve maraton yarışları temennisiyle herkese spor dolu günler diliyorum.

 

 

Hazırlayan: Fatih Buzgan

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın