7. Datça Kış Yüzme Maratonu Coşkusu

28/02/2013  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

 

Ülkemizin sayılı açık deniz yüzme yarışlarından olmakla kalmayıp yegane kış yüzmesi olan “Datça Kış Yüzme Maratonu”, bu yıl yedinci kez koşuldu. Çekmeköy Duatlonu ile birlikte geçtiğimiz haftasonunun bir diğer önemli sporsal aktivitesi olan “7. Datça Kış Yüzme Maratonu”, 23 Şubat Cumartesi günü güzel bir havada gerçekleştirildi. Yarış, 1500m ve 5000m’ lik uzun ve kısa parkur olmak üzere iki ayrı mesafede koşuldu. Katılımcıların yaklaşık 17 santigrat derecelik hava ve deniz suyu sıcaklığında mücadele verdiği yarışa, Simis’ den gelen yedi Yunan yüzücü katılırken aynı akşam verilen akşam yemeğine Simis adası belediye başkanı da iştirak etti.

 

 

Uzun parkurda kulaç atan yüzücüler, Datça Kumluk plajında suya girdikten sonra, koyun 2.5km karşısında bulunan Fener adasına yüzdükten sonradan tekrar Kumluk plajına geri dönüş yaptılar. Kısa parkur için kulaç atan sporcular ise yine Kumluk plajından start aldılar. Kıyıya paralel yüzen yüzücüler, 750m ilerideki Datça Tatil Köyü’ nden dönüş yaptıktan sonra Kumluk plajında yarışı tamamladılar.

 

 

5000m’ lik uzun parkurun genel klasman birincisi başarılı yüzücü Emrah Özsevim olurken, ikinci sırayı, Celal Altunbaş, üçüncü sırayı da Tolga Akış aldı.

 

 

1500m’ lik kısa parkurun genel klasman birincisi Murat Düzkan olurken, ikinciliği Kıbrıslı Caner Aspava, üçüncülüğü ise Erce Erece aldı.

 

14 kişiden oluşan organizasyon komitesinin başında yer alan Necati Sağır, Melda Omay Kubilay Demirkan, Levent Özberk ve Mustafa Kumbaracı’ nın yaptığı organizasyona Datça Belediyesi, Datça Kaymakamlığı, Marmaris Deniz Ticaret odası katkı verdi. Bu yılın onur konuğu ve yarışın start’ ını veren Dünya çapında yüzme maratonlarındaki başarıları ile tanınan tecrübeli uzun mesafe yüzücüsü Ersin Aydın oldu. 

 

Datça Kış Yüzme Maratonu organizayonun ciddiyeti ve başarısı her geçen yıl çok daha fazla katılımcının bu yarışa ilgi göstermesine neden olmakta. Geçtiğimiz yıl altıncısı koşulan yarışa 45 sporcu ilgi gösterirken, bu yılki katılımcı sayısı geçen yılın üç katına yaklaşmış durumda. Yarışa altı Yunan, 113 erkek, 24 kadın sporcu, toplam 137 sporcu katıldı.

 

Yerel ve ulusal basının ilgi gösterdiği yarış hayli renkli görüntülere sahne oldu. Ülkemizde koşulan sayılı açık su yüzme yarışlarından biri olan Datça Kış Yüzme Maratonu, her geçen yıl artan popülerliği ile ilk beş’ te yer alan önemli bir organizasyon olma niteliği taşıyor.

 

Yarışa son üç yıldır katılan ve organizasyonda yer alan başarılı yüzücü ve triatlet Mustafa Kumbaracı, yine başarılı triatletlerinden olan Mark Minasyan’ ın yarış ve organizasyon hakkında görüşlerini sizlerle paylaşmanın yanında eski triatlet ve de yüzücü olan Günışığı Ceren Cansızoğlu’ nun yarışmaya dair duygularını aktarmak istedir.  .

 

Mustafa Kumbaracı

 

Bu sene yedincisi düzenlenen Datça Açık Deniz Kış Yüzme maratonuna bu sene üçüncü kez katıldım. Beşinci maratonda katılımcı sayısı kısa ve uzun parkur olmak üzere toplam 35-40 kişi kadardı. Aradan sadece 2 yıl geçtikten sonra deniz suyu ve hava sıcaklığının 16-17 derecelerde olduğu bir ortamda katılımcı sayısının 150′ li rakamlara dayanması gerçekten çok sevindirici. 

 

 

Bu maratona katılan insanların yüzüne bakıldığında yaşanan memnuniyetin ne kadar büyük olduğu görülüyor. Bu başarının arkasında ise Datça’ nın güzel insanları var. Kendilerine çok teşekkür ederim. İyi ki varlar. 

 

Mark Minasyan

 

Katılım müthişti, organizasyon da öyle. Yüzme federasyonu, yarışı gözlemlemek ve desteklemek amacıyla 16 kişilik bir hakem kadrosuyla Datça’daydı. Biz Meis-Kaş’ ın gelişmesini beklerken Datça Kış Maratonu alıp başını gidecek gibi görünüyor. Hemen hemen aynı yıllarda başlayan iki yarışın da popülerliğinin artmasını çok istiyorum. Tabi katılımım zorlaşmayacaksa! Sağlığım elverdiği sürece bu iki yarışı da her yıl yüzmek isterim. Denizde uzun mesafe yüzmeye meraklı olanlar için Türkiye’de bu yarışların bulunması büyük şans, hepimiz desteklemeliyiz.

 

Önemli isimler katıldı bu yarışa. Örneğin Kıbrıs’tan Caner Aspava ve Osman Akkuş. 61 doğumlu Aspava’ nın, KKTC’de yüzme sporunun başlaması ve gelişmesinde en önemli katkı sağlayanlardan bir olduğu söyleniyor. 71 doğumlu Akkuş ise 26 yaşındayken Manş’ ı geçen ender Türk yüzücülerden biri. Yarıştan önceki gün hem öğlen, hem de akşam birlikte yeme fırsatı buldum, oldukça mütevazi ve hoş sohbet insanlar.

 

 

Cebelitarık Boğazı’nı geçen ilk Türk ünvanını 2012 yılında kazanan Emre Seven, Manş’ ı geçen en yaşlı Türk Kamil Resa Alsaran (hiç de yaşlı değil, diğer geçenler gençmiş demek ki, uzun mesafe yüzüşleri konusunda kendini geliştiren ve düzenli olarak yapmakta olduğu “maraton yüzme kliniklerinin” kurucusu Emrah Özsevim (Genel Klasman 1.si oldu bu yarışta) bu önemli isimlerden sadece bazıları.

 

Ayrıca komşumuz Yunanistan’dan da 7-8 kişilik bir yüzücü grubu organizasyona renk verdi. İnşallah ileride 20-30 kişi, ya da daha kalabalık gelirler, birlikte sohbeti koyultur, sporun birleştirici gücünü orada da herkese gösteririz.

 

Günışığı Ceren Cansızoğlu

 

Su sıcaklığı 16 derece..Mesafe 5 km… Tam kışın ortası…Aylardan Şubat.

Aylar öncesinden hazırlanmış olduğum bir yarıştı Datça Kış Yüzme Maratonu. Yarışa bir hafta kala mesafeyi bir kenara bırakmış, düşünmemeye çalıştığım halde tek düşündüğüm şeyin 16 derece suda iki saate yakın kalabilme ihtimalimin ne kadar zayıf olabileceğini aklımdan hiç çıkartamıyordum. Korkular başlamış ve artık sesim eskisi gibi çıkmaz olmuştu. 

Durdum ve sorgulamaya başladım… Orada olma sebebimi ve reel hayatımda hep nasıl bir mücadele verdiğimi… Kuvvetliydim ve en zorun bile üstesinden gelebilirdim. İnandım ve uzun mesafenin start’ ının verileceği saat yüzmeye başlayacak ve bitirecektim. Kalabalık ısınmaya başladı… Güneş hafifçe kendini belli ediyor, bize yoldaşlık ediyor ve sıcaklığıyla umut veriyordu. 

 

 

Ve en sonunda start verildi. Kalabalık bir yıldız kuşağı gibi suyun içerisinde kaymaya başladı. Kafamı sokamadığım dehşet verici bir soğukla göz göze geldiğim an sırt yüzmeye başladım. Nefesim yerine geldi ve artık başlama vakti gelmişti. Döndüm, yola devam, başlayan her şey biterdi ve bitecekti. Soğuk olduğunu hiç düşünmedim, düşünemedim belki de bilmiyorum gerçekten. Ayaklarım yavaş yavaş uyuşmaya başladığı zaman şiddetle ayak vurmaya başladım. Tempom oturmuş artık tek kol tek nefes yapmıyor düzenli nefes alış verişleri ile dört kol hatta bazen altı beş kol bir nefes yaparak her beş yüz metrede bir konan sarı büyük dubaları geçiyor ve zihnimin her geçen saatten daha fazla açık olduğunu hissedip daha da iyi hissediyordum kendimi. Son dubaya yaklaşıp, göğüs numaramı fenerde bekleyen hakemlere bağırarak söylediğimde hala sesimin bana verdiği heyecan o dakika yarışı bitirdiğim ve hayatımda ilk madalyamı alacağımın sinyalini vermeye başlamıştı. 

 

Artık dönüşe geçmiş ve tempo arttırmaya başlamıştım. Hiç tanımadığın insanlara o anda güvenmek, tempo belirlemek, kulaç kulaca giderken kendini dünyanın en kuvvetli insanı hissetmek, o sonsuz mavilikte yanındakinin kim ve neden burada olduğunu,nasıl bir yaşantıya sahip olduğunu, nereden geldiğini ve yaşam amacının ne olduğunu, bizden önce yarış bitirenlerin nasıl bizden önce yarışı bitirdiklerini aynı zamanda nasıl antrenman sistemi oluşturduklarını düşünmek sanırım soğuğu hissetmememdeki en büyük etken idi.  Sarı ve ihtişamı olağanüstü olan dubaları geçtikçe varış gözüküyor aldığımız kerteriz gittikçe büyüyor ve finish çizgisi artık daha net gözüküyordu. Sahil kumluk ara ara alçak ara ara derinlik idi. Son metrelere girdikçe heyecan ilk baştakinden kat ve kat artmış ve soluksuz bitirmeye adapte olmuştum. Ellerin artık kumlara değiyor suyun içi bulanıklaşıyordu. Ayağa kalkmaya çalıştım sendeledim. Ayaklarım bana ait değildi artık.  Beş metre ya vardı ya yoktu gene daldım suya yerden kuvvet ala ala yüzmeye çalıştım olmadı. Kalk diye bağırdım! 16 derece suda 1.54.54 yüzen Günışığı’ na… KALK! Ve sonunda ayaklarımın üstünde dik ve kendini bitirmemiş, titremeyen ve dayanıklılığını artık kendine kanıtlamış olan bir insan edasıyla vardım; çıkışı girişinden çok daha zor olan finale…

 

 

Sonuçlar için tıklayınız


Fotoğraflar: Fulya BAYIK


Hazırlayan: Alpay AKHUN

 

 

 

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın