34. Avrasya Maratonu 11 Kasım Pazar Günü Koşulacak

08/11/2012  //     //  Genel Duyuru ve Haberler ( Bisiklet, Triatlon, Atletizm, Yüzme )

 

Türkiye’nin en istikrarlı ve en kalabalık katılımlı koşu yarışı olan ve iki maratonumuzdan biri olan Avrasya Maratonu, 11 Kasım 2012 Pazar günü, 34. defa koşulurken, bu yıl aldığı sponsorlukla da bir ilki yaşayacak. Uluslararası Atletizm Federasyonu IAAF takviminde altın etiket sahibi, 17 yol yarışı arasında olan ve dünyadaki kıtalararası tek maraton olma özelliğini taşıyan yarış, bu özellikleriyle de aslında ülkemizin yıl boyu yapacağı en büyük tanıtım potansiyeline sahip. Tabii koşu, atletizm kültürüne sahip olmayan, sponsorluğun (en azından büyük bir çoğunluğun) önemini kavrayamayan ülkemiz sınırları içerisinde, bu yıl ilk defa bu büyük yarışın sponsor desteğiyle gerçekleştirileceği  bizleri bir nebze olsun mutlu ediyor. 3 yıl için sponsorluk anlaşması imzalayan Vodafone firması’nın ilk katkısı, şimdiye değin Türk televizyon tarihinde hiç görmediğimiz bir yayın içeriğiyle geçtiğimiz haftalarda kendini gösterdi. Spor yazarı Bağış Erten, Avrasya öncesi bir maraton nasıl yapılır, ne gibi dinamikleri vardır, kimler katılır, neden koşulur gibi sorulara cevap bulmak üzere Berlin Maratonu’na giderek, orada Avrasya’nın sponsorları ile görüştü. Berlin’de ülkemizi temsil eden atletlerle ve diğer koşucularla röportaj yaptı ve bu bile artık birilerinin bu özel spora ilgi gösterdiğinin delilleri oldu.

 

Bu değerli yayında, spiker Banu hanımın da ifade ettiği gibi “bir şehirde maraton yapılıyorsa tüm hayat durur, tüm şehir kendini bu maratona göre ayarlar” sözünü bu yıl dileriz İstanbul’da gerçekleştirebiliriz.

 

 

Parkuru gereği nispeten zor bir maraton olan Avrasya’da şimdiye değin en iyi derece 2:10 elde edilmişse de, her yıl bu dereceyi iyileştirmek için dünyanın dört bir yanından gelen atletler ellerinden geleni yapıyorlar. Hatta parkurda elit atletleri bile zorlayan 5 kilit nokta yer alıyor. Gelin bunları hep birlikte irdeleyelim ve bu maratonu koşacak atletlere rehberlik edelim;

 

1 – KÖPRÜ-ZİNCİRLİKUYU (KM 3-4): Start sonrasında, henüz vücutlar yeni ısınmaktayken ve daha yarışın başı olmasına rağmen sporcuları önemli bir direnç noktası bekliyor. Köprüden ayrıldıktan sonra Zincirlikuyu’dan Barbaros Bulvarı’na girene kadar yaklaşık iki kilometre içinde 50 metreden 90 metreye yükselen rakımdaki tırmanış, tüm parkurdaki en ciddi yokuş.

2 – BARBAROS BULVARI İNİŞİ (KM 5): Sert tırmanışı tamamladıktan sonra Yıldız’dan Beşiktaş Meydanı’na kadar olan bölüm ise, bacaklara büyük yük bindirecek. Zira, tırmanışta alınan irtifa, yaklaşık 800 metre içinde sıfıra kadar indirilecek. Bu bölümde dengeli bir iniş gerçekleştiremeyenler, meydanda hızları kesilebilir, kas ve tendon ağrısı çekebilir.

3 – UNKAPANI-YENİKAPI (KM 17-19): Eyüp dönüşünden sonra yarı maratona doğru hızla yaklaşılırken, parkurun en gürültülü mekanlarına gelinecek. Alt geçit klostrofobisi ve daralan yolla birlikte, eski şehrin ambiansı içindeki iniş ve çıkışlar, sahile inene kadar konsantrasyon testi olacak.

 

4 – YEDİKULE-KUMKAPI (KM 33-38): Bakırköy Sahil Yolu dönüşünün en riskli tarafı rüzgar. Uzun süre Marmara Denizi’nin kenarında gidilecek bu bölümde karşıdan gelecek bir rüzgar, büyük bir direnç oluşturabilir ve hızınızın dengesini bozabilir. Hala grup halinde koşu varsa, korunaklı gitmek ciddi önem taşıyacak. Yağış var ise, işler daha da zorlaşacak. Şimdilik hava açık görünüyor.

5 – GÜLHANE-SULTANAHMET (KM 41-42): Maratonun sonuna yaklaşmış sporcular için sınavı geçme bölümü. İki saatin yorgunluğundaki atletler, yaklaşık bir kilometreye yayılan ve rakım farkı 30 metreyi aşan son yokuşu kayıpsız atlatmanın çabasına girecek. Genellikle Gülhane parkına girildiği anda hız mecburen düşüyor ve ya kramp yaşanıyor ya da yürümek zorunda kalınabiliyor.

 

Kendi saatimle geçen yıl kaydettiğim Avrasya maraton rotası

 

1979 yılında ilki gerçekleştirilen ve o yıl 106 kişinin katılımıyla kayıtlara geçen Avrasya’nın bu yıl 5000 kişi ile sınırlandırılıyor olması 33 yıl içerisindeki hakettiği ilgiyi görmüyor olduğunu gösteriyor. Hala bütün televizyon kanalları yarışın akşamı sadece yarış dolayısıyla köprüden geçme hakkı doğan ve köprü üzerinde pikniğe gelen, tavla oynayan, fakat koşmayan o büyük kalabalığı, yarışın odağıymış gibi gösteriyor. Halbuki aynı dakikalarda yıl boyu çalışmalarının eserini almaya çalışan, bir hedefi olan, toplumsal farkındalık ve dayanışma için koşan, koşarken bağış toplayan ve bu bağışlarla engellilere hayat ışığı olan, bedenini terbiye eden, ruhunu okşayan ve agresiflikten kötümserlikten kendini uzaklaştıran yüzlerce koşucunun yok sayılmaması gerekiyor.

 

Aslında 1973’te Boğaz Köprüsü’nün açılışıyla böyle bir yarış gündeme gelmiş fakat bütçe bahaneleriyle yarıştan vazgeçilmişti. Ta ki Alman Turnerschaft Jahn Spor Kulübü, bizim köprümüzde bir yarış düzenlemek istediğini dile getirene kadar… İlk yılındaki yarışa katılan 106 atletin 55’inin Alman olması da, yine o dönemde atletizme olan ilgiyi gözler önüne seriyor. Hatta değil sadece ilk yıl, ilk 7 yıl boyunca bu yarışa tek bir bayan dahi katılamaması kabuğumuzu kırmamız için gereken zamana somut bir örnek teşkil ediyor.

 

Şüphesiz paranın da etkisiyle bu yıl toplam 1 Milyon Dolar ödül verilecek olan yarışa başta elit atletler olmak üzere dünyanın dört bir yanından iddialı sporcular katılıyor. Keşke ödülleri kadar tanıtımına da bir o kadar önem verilse ve sadece İstanbul’a değil, tüm Türkiye’ye hitap eden özel bir yarış olduğu herkese algılatılabilse. Yarışa dair birçok izlediğim ve dinlediğim yayında spikerlerin seslenişi daima “Haydi İstanbullu’lar” şeklinde daraltılmış bir kapsamda yapılıyor. Halbuki Avrasya ile aynı yıl düzenlenmeye başlanan New York Maratonu’nu 2011’de (katılan değil) bitiren kişi sayısı 46.795 idi. Bu rakamı 2 gün içinde harcayacakları ve şehire bırakacakları yüzlerce dolarla çarpıp bir hesaplama yapın. Şehir ve ülke bütçesine, tanıtımına daha büyük katkısı olabilecek bir olay bulamazsınız.

 

İlk yılında Hasan Saylan’ın 2:35:39 luk dereceyle kazandığı maratonu, 2011’de Vincent Kiplagat 2:10:58’lik dereceyle bitirdi. Halk yürüyüşüne bu yıl 120.000 kişinin katılımı beklendiği Avrasya Maratonu’nu bu yıl ilk defa TRT kanalı naklen yayınlayacak olması sevindirici bir gelişme. Bu yılki maratona 71 farklı ülkeden katılımcı gelirken, 15 km kategorisine ise 54 ülkeden gelecek olan atletler kayıt yaptırdı.

 

Aşağıdaki listede yarışı ilk yılından itibaren 1. bitirenlere baktığımızda 1990 yılından sonra atletizme olan uzaklaşmamızın da etkisiyle tekrar Türk isimlerini 1. sırada görememişiz;

1979 Hasan Saylan 2.35.39 — —
1980 Necmettin Sağlam 2.36.00 — —
1981 Süleyman Sılacı 2.31.40 — —
1982 İsmail Karagöz 2.41.13 — —
1983 I.Thompson (İng.) 2.23.35 — —
1984 Mehmet Yurdadön 2.22.30 — —
1985 Mehmet Terzi 2.12.50 — —
1986 Hanefi Atmaca 2.23.20 — —
1987 J.Worsner (Dan.) 2.16.08 — —
1988 Ahmet Altun 2.15.06 — —
1989 Aydın Çeken 2.27.41 — —
1990 Gazi Aşıkoğlu 2.23.09 — —
1991 T.Mitchell (İng.) 2.22.32 J.Davis (İngiltere) 2.49.24
1992 Cihangir Demirel 2.23.28 B.Aurica (Romanya) 2.26.29
1993 J.Ngunzu (Kenya) 2.20.43 E.Spetova (Rusya) 2.48.10
1994 B.Goromonzi (Zim.) 2.24.58 Serap Aktaş 2.46.42
1995 S.Langart (Kenya) 2.17.26 F.Sultanova (Rusya) 2.34.44
1996 S.Langart (Kenya) 2.18.51 P.Elena (Ukrayna) 2.37.38
1997 T.Moges (Etiyopya) 2.13.37 A.Barbu (Romanya) 2.34.39
1998 T.Moges (Etiyopya) 2.15.28 N.Galushka (Belarus) 2.38.10
1999 T.Moges (Etiyopya) 2.13.55 A.Barbu (Romanya) 2.35.57
2000 R.Josephat (Kenya) 2.17.03 R.A.Chirita (Rom.) 2.37.39
2001 T.Bedasou (Etiyopya) 2.18.21 L.Puskina (Ukrayna) 2.38.21
2002 D.Kiptanui (Kenya) 2.18.42 R.Dubovik (Ukrayna) 2.37.20
2003 B.Welashe (Etiyopya) 2.18.29 R.Dubovik (Ukrayna) 2.36.49
2004 D.Kiptanui (Kenya) 2.18.19 S.Demidenko (Rusya) 2.36.44
2005 J.Mbithi (Kenya) 2.15.13 M.Biktagirova (Rus.) 2.34.25
2006 M.Pukstas (Litvanya) 2.12.52 M.Biktagirova (Rus.) 2.28.21
2007 D.E.Cheruiyot (Kenya) 2.10.56 A.B.Tesema (Etiyopya) 2.29.05
2008 K.A.Roba (Etiyopya) 2.11.16 N.Yulamanova (Rusya) 2.30.17
2009 K.A.Roba (Etiyopya) 2.12.14 B.Urgesa (Etiyopya) 2.32.45
2010 V.Kiplagat (Kenya) 2.10.39 A.Kasım (Etiyopya) 2.27.25

 

 

Yarış, 11 Kasım 2012 tarihinde sabah 09:00’da Boğaz köprüsünün anadolu yakasındaki gişelerine 300 metre kala mesafedeki noktada başlayacak, Sultanahmet’teki Mısır Dikilitaş’ında bitecek maraton için süre sınırı 5.5 saat. Bu süre içerisinde parkur trafiğe kapalı olacak, 2. saatten itibaren başlangıç noktasından bitişe kadarki bölümler kademeli olarak trafiğe açılacak.

 

 

Maraton koşusuna katılacak olan sporcular, 07:00 ile 07:30 arasında Taksim (Atatürk Kültür Merkezi önü) ve Sultanahmet’ten (Ayasofya Müzesi yanı) hareket edecek olan Belediye Otobüsleri ile çıkış alanına gidebilecekler.

 

5. Kilometreden itibaren parkur boyunca her 2,5 km’de bir su ve sünger istasyonu olan yarışta 30 ambulans görev alacak, bitiş noktasında da bir çadır hastane kurulacak.

 

Kayıt olup yarışacak olanlara çip, forma, göğüs numarası, çanta ve bunun gibi eşyalar, geçtiğimiz yılki gibi İstanbul Kongre Merkezi’ndeki Maraton Fuarı’nda verilecek. Bu fuarda ayrıca atletizme dair giyim firmaları, diğer yarışların kayıt standları, dernek ve kulüplerin standları da bulunuyor. 8-9-10 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan fuara, yarışa katılmayacak olsanız bile mutlaka katılıp o havayı solumaya ve atletizm hakkında bilgi edinmeye çalışmanızı öneririm.

 

2011’deki 33. Avrasya Maratonu öncesi ve sonrasında koşucular için tahsis edilen (hem taşıma, hem de çanta teslimi için) otobüslerin azlığı ve bu sebeple 42.2 km koşan bu değerli atletlerin tükenmiş ve bir an önce o buz gibi havada kuru kıyafet ve çantalarına koydukları toparlanma yiyeceklerine ulaşabilmeleri saatler almış ve birçok kişi sinir krizi geçirmişti.

 

 

Bu yıl, konuyla ilgili otobüslerin sayısının artırıldığı bildirildi. Dileriz 5000 kişiye yeterli olabilecek sayıda otobüs tahsis edilmiştir.

 

 

Yazıyı bitirmeden önce yarışın resmi sitesini de sizlerle paylaşalım.

 

Şimdiden sadece maraton değil, 15 km ve 8 km koşacak tüm atletlerin keyifli, sağlıklı, stressiz bir yarış çıkarmalarını diliyorum.

 

Hazırlayan : Fatih Buzgan

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın