Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?

17/09/2009  //     //  Antrenman, Sağlık, Beslenme, Sağlık

Sürekli konu olan Laktik asit nedir?
Nasıl oluşuyor?

 

Klasik olarak heryerde bahsedilen anlamı: Yoğun egzersiz sırasında  vücudumuzda oluşan bir enzimdir ve bu enzimin birikmesi ile vücudumuzda yorgunluğa ve ağrıya sebep oluyor. Bu açıklama genel ve basit olarak birkaç kelimeye sığdırılmış halk arasında bilinen en yalın ve yaygın açıklamadır.

 


Bilimsel olarak yapılan açıklamalarını, yorumlarını derlediğimde; Antrenmana başlarken vücudun 
glikoz ve karbonhidrat depolarının birikmiş ve kullanıma hazır, kasların dinlenme modunda sertleşmemiş, kasılmamış olma durumu söz konusudur. Kaslara ulaşan kan akışı normal seyirde, damarlar sertleşmemiş, yeterli miktarda kan ve oksiJen taşıyabilir durumdadır.



Antrenmana başlandığında vücut öncelikle glikojeni enerjiye çevirir ve güç elde eder. Çoğumuzun bildiği gibi glikojen kana en hızlı karışan ve hızla enerjiye dönüşen bir maddedir. Vücut glikojenden elde ettiği güç sonrasında vücutta kullanıma hazır karbonhidrat birikimlerini enerjiye çevirmeye başlar. Solunum ve dolaşım sistemimiz bu esnada dokulara yeterince oksijen taşıyabilmektedir. İşte bu aşamada glikojen üretiminden elde edilen yüksek güç sonrası kaslarda sıklaşma vekasılmalar başlar. Antrenman yoğunluk temposu arttırıldığında artık vücudun enerji yakmak üzere kullanması gereken oksijen miktarı da  artar. Karbonhidratın enerjiye çevrilmesi kasılmış olan kaslar içerisinde sıkışan damarlarda kanın ilk başladığımız zamana oranla kas arasında sıkışarak daha az kan ulaştırması ve içerisinde daha az oksijenin kaslara ulaşması ile vücut karbonhidrat yakımı için yüksek oksijen seviyesi kullanmak yerine oksijensiz ortamda enerji üretmeye başlar. Bu enerji oluşumunda oksijensiz ortamda üretilen enerji ile vücutta laktik asit artmaya başlar (Laktik asit istirahat halindeyken bile az bir miktarda da olsa kanımızda bulunur (0,5 – 1,5 mmol kadar)). Üretilen laktik asit kaslardan alınarak karaciğere taşınır ve yeniden enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere parçalanır. Bu yoğunlukta laktat yapım ve yıkımı arasında bir denge vardır ve bu şekilde egzersiz glikojen depoları boşalana kadar sorunsuz bir şekilde sürdürülebilir. Sporcunun vücudu üretilen laktik asidin enerjiye çevrilmesi için alışkın bir bünyeye de sahipse ve hücreleri laktik asidi karaciğere taşıyabilecek düzeyde yeterliyse burada DAYANIKLILIK – DİRENÇ dediğimiz kavram oluşur. Karaciğere enerji olarak taşınamayan ve vücutta birikerek kalan laktik asidin ileri aşamada kana karışması ile içerisinde laktik asit olan kanın beyne ulaşması neticesinde beynin sinir sisteminde yorgunluk hissi oluşmaya başlar.

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayınız…

 

 

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın