Soğukta Egzersiz Yapmak

21/12/2012  //     //  Antrenman, Antrenman, Sağlık, Beslenme

 

Bırr!.. Havalar soğumaya başladı. Yurt genelinde nemle birlikte iliklerinize kadar işleyen puslu-ıslak bir hava var. Ama havalar soğudu diye egzersiz yapmayı bırakacak cinsten adamlar olmadığımız için, kışlıkları kuşanıp “koşelemeye” devam ediyoruz. Eğer siz de yazlık bir sporcu olmadığınızı ispatlamak istiyorsanız önce yazımızı okuyun, sonra da uygun kıyafetleri giyip bize katılın. Ya da tüm kışı televizyon karşısında çekirdek çitleyerek geçirin (amman haa bu şakaydı, en azından kapalı mekanlarda egzersiz yapmaya devam edin).

 

Soğuk ortamlarda yapılacak egzersizin kişinin sağlığını riske etmeden uzun süre sorunsuz şekilde devam etmesi için öncelikle kıyafetler ve antrenman şekli hava şartlarına uygun hale getirilmelidir. Aşırı soğukta havanın solunum yollarında ısınarak akciğerlerimize ulaşması zordur. Bu yüzden üst solunum yolu hastalıkları oluşabilir. Hipotermi, donma, soğuk ısırığı gibi sorunlarla karşılaşma olasılığı da artar. Sıcaklığı hesaplarken nem ve rüzgar faktörleri de ihmal edilmemelidir. Hızla esen rüzgar var olan sıcaklığı ciddi derecede düşürür. Vücut sıcaklığını koruyan ve buharlaşmayı kolaylaştıran kıyafetler tercih edilmelidir.

 

Giysiler arasında hava katmanı kalacağından kat kat giyinmek vücut sıcaklığını korumada etkilidir. Yağış varsa en üste giyilen malzeme su geçirmez olmalı, gerekiyorsa kulaklık, bere, eldiven takılmalıdır. Burun, kulak, yanak gibi vücudumuzun açık bölgelerine ince bir tabaka oluşturacak şekilde vazelinli veya gliserinli pomatlar sürmek de soğuğa karşı etkili bir önlemdir.

 

Ilıman iklimde yaşayan bizlerin hipotermiye yakalanma riski pek olmamasına rağmen kışın sert havalarda ve özellikle bisiklet binerken soğuk ısırmasına maruz kalan kişilere şahit olmuşumdur. Soğuk ısırmasında deri beyaz ve uyuşmuş haldedir. Yanma tarzı sızlama, ısırgan otu dalamış gibi bir acı hissi olur. 1-2 saat içinde bölge su toplayabilir. Kalp ve solunum sistemi hastalıkları olanlar soğuk ortamlarda spor yapmaktan özellikle kaçınmalıdır.

Egzersiz sırasında harcanan enerjinin yaklaşık %20’si kaslar için kullanılırken, %80′i ısı enerjisine dönüşür. Glikojen depolarının doluluğu yorgunluğu geciktirdiği gibi metabolizma hızının düşmemesine ve vücudun ısı üretmesine de katkı sağlar. Kişi aktif olduğu ve enerji depoları izin verdiği sürece hipotermiden korunabilir. Aktivite sonrasında hareketsiz kalmak veya enerji depolarının tükenmesi ise bu etkiyi azaltır. Hafif hipotermide vücut sıcaklığı 33-35°C’dir. Titreme ve hafif bilinç bulanıklığı ile kendini belli eder. Orta derecede hipotermide vücut sıcaklığı 30-33°C’lere düşer ve ciddi bilinç bulanıklığı vardır.

 

 

Ağır hipotermide ise vücut sıcaklığı 30°C’nin altına düşer ve bilinç tamamen kaybolur, titreme durur, nabız yavaşlar. Hafif ve orta hipotermide kişi uykuya meyillidir. Kişi kapalı bir alana alınmalı, ıslak malzemeler çıkartılıp kuru kıyafetler giydirilmeli, ılık içecekler içirilmeli, hareket ettirilip vücut sıcaklığı arttırılmaya çalışılmalıdır. Sıcak bir banyo iyi gelecektir. Soğumuş el ve ayaklar arkadaşının ılık karın bölgesine veya koltuk altına sokularak ısıtılabilir. Ovalayarak veya ateş karşısında ısıtmaya çalışılmak, cilt damarlarının genişlemesi nedeniyle daha fazla sıcaklık kaybına neden olacaktır.

Benim gibi cılız sporcular soğuktan daha çabuk etkilenir. Soğukta ellerimde bazen hissizlik oluşur, burun, el ve ayak parmaklarım sızlar. Belki komik gelecek ama eskiden kışın bisiklete çıkarken vücudumuzla kıyafetin arasına gazete kağıdı yayardık. Gazete kağıdı rüzgarı ciddi biçimde keser ve üşümemizi önlerdi.

 

Gerçi terleyince kağıdın üzerindeki yazı ve fotoğraflar olduğu gibi kıyafete basılırdı ama bununla da eğlenmesini bilirdik. Kullanılacak sayfalar bile özenle seçilir, bazen seçim yüzünden aramızda tartışma dahi çıkardı. Ben özellikle orta sayfa güzellerinin olduğu sayfaları kullanarak çıkartmalarımın afili olmasını sağlardım. Gerçi annem kıyafetleri yıkayacağı zaman üzerindeki baskılara anlam veremez ve söylenirdi ama bu etkili yöntemi şimdi bile gerektiğinde kullanıyorum. Açık arazide macera yarışlarında hafif hipotermiye birkaç kez yakalandım. Ağır hipotermi durumunda olan sporculara da rastladım ve yarışı bırakıp yardım etmek zorunda kaldım.

 

Hazırlayan: Utkuer Yaşar


 
http://www.gittimgordumgeldim.com



Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın