Aşk, Evlilik ve Bisiklet…

16/03/2012  //     //  Antrenman, Antrenman, Sağlık, Beslenme

 

 

 

John ve Mary çiftinin aşkı bisiklet üzerindeyken başladı. Mary’nin hatırladığına göre “İlk buluşmamız bir arazi bisikleti sürüşüydü.” Utah eyaletindeki dağ parkurundaydık. Aktif yaşam, onların hem bireysel olarak, hem de çift olarak onların bir parçasıydı. Beraber dağ bisikleti binmek ve beraber koşmak birbirlerine kur yapmanın parçasıydı ve evliliklerinin ardından da böyle devam etti.

 

 

Bildiğiniz üzere zamanla evlilikler değişime uğrar fakat bu kural onlar için geçerli değildi. Çocuk sahibi oldular ve tam zamanlı işleri artık çocuk bakımı ile ilgili sorumlulukları ile yer değiştirmişti. Tabi fiziksel olarak aktif yaşamlarına devam da etmek istiyorlardı. Bu yüzden, birisi çocuklara bakarken, diğerinin çalışabilmesi için herşeyi aralarında nazikçe paylaştılar. Mary, Pazartesi, Çarşamba ve Cuma’ları kendine seçti, John da haftanın geri kalanını aldı. Mary, sabahları erkenden koşuya çıktığı günlerde, bisikleti garajında daha fazla yattı. John ise hem koştu, hem dağda bisiklete bindi ve sonra da kendine bir yol bisikleti alarak kendini yerel kriteryumlara, uzun dayanıklılık yarışlarına ve triatlonlara verdi.

 

 

Onların paralel antrenman yaşamlarındaki bu dönemde, Mary, çok başarılı bir yol bisikletçisi olan komşuları Bev ile bisiklet binmeye başladı ve ardından Mary ilk triatlon yarışına katıldı. John, Mary’nin dişsiz lastikli, çift amortisörlü bir arazi bisikletiyle triatlona katıldığı o günü gülümseyerek hatırlıyordu; “Yarışta aerobar kullanan triatlon bisikletleriyle yarışan diğer insanları geçerken tozu dumana kattı!”

Kısa bir süre sonra, bir yol bisikleti aldı ve arkadaşı Bev’in eşliğinde yol bisikletine dair yeteneklerini geliştirdi. Büyük çocuğu, bebek bakıcısına bırakılabilecek yaşa geldiğinde çift, beraber geleneksel sabah sürüşü yapmak için evden kaçabilmeye başlamıştı. John, aynı zamanda sportif bisikletçiliğe de meraklıydı ve şu sürüşleri hatırlıyordu: “Bisikletçilik ilişkimizde iyi ve kötü taraflar vardı. Yeterince hızlı sürmediğimi, bu yüzden de yeterince iyi antrenman yapmadığımı düşünürdüm.”  Aynı zamanda yaptığı antrenmanların fazla zaman aldığını farkediyordu. Yaşamlarında böldükleri diğer sorumluluklar arasından, John’un yarışlar için takip ettiği yoğun egzersizler dahil her ikisinin ayrı ayrı antrenman programları, daha az beraber zaman geçirecekleri anlamına geliyordu.

 

 

 

Sonra ilişkilerinde birbirini çözdükleri bir döneme girdiler: Jon şöyle söylüyordu, “Yaklaşık 2 yıl önce bisiklet için beraber olmak ve tutku gibi gerçekten çok güzel birşeye sahip olduğumuzu farkettik.”

“Bir taraftan arkadaşlarımla beraber antrenman yapmaktan hoşlanıyordum fakat sonra hayatımın kadını, eşimle, en iyi ilişkimi kaçırdığımı farkediyordum. Değer biçmeliydim: Hangisi daha önemliydi: Ailem ve eşimle olan ilişkim mi yoksa daha ileri bir yarış seviyesine yükselmem mi?”

O yaz, antrenman konusunda sahip oldukları yoğunluğu ilişkilerine yerleştirdiler. Bisikletçiliği, birbirlerini tekrar birleştirmesi için kullandılar. Supdman Triatlon yarışına beraber hazırlandılar. Mary: “Bütün programımızı belirlemiştik. Her bir gün beraber antrenman yaptık. Bisikleti de, koşuyu da, yüzmeyi de hepsini beraber yaptık.”

 

 

Mary hızlı ve mücadeleciydi, fakat John bisiklette daha da hızlıydı. Beraber bisiklet binmeleri biraz ayarlama gerektirdi. Mary kullandığı yolu anlatıyor: “Düz bir parkurda onun arkasından rüzgarını kullanarak gitmek harikaydı. Elbette yokuş yukarı tırmanırken o, benden daha güçlüydü. Eğer antrenman yapması gerekiyorsa, o bir tur atıp birkaç interval (aralıklı hız çalışması) yaparak beni tekrar yakalıyordu.”

Beraber çalışmaları birçok ödül, daha güçlü bir evlilik ilişkisi ve birkaç beklenmeyen ekstra ödülü beraberinde getirdi. Lotoja’da (330 km yarışı) iki kişilik takım kategorisinde yarıştılar ve Jon “takım olarak şimdiye kadar edindiğim en eğlenceli yarış tecrübesi” olarak hala hatırlıyor. Mary ise, “İkinci olmuştuk ve bir sonraki yıl üçüncü olduk fakat süremizi 21 dakika geliştirmiştik. Zorluydu… çok da keyifliydi. Belki bir daha yapmalıyız bunu Jon!” diye ekliyor.

Artık şimdilerde antrenman için yeni bir dengeye sahipler. John, eskisi gibi çok mücadeleci olmayı önemsemiyor fakat yine de özellikle kışın veya karanlık olduğunda Mary koşmayı bisiklete tercih ettiğinde, ara sıra kendi başına veya arkadaşlarıyla zorlu bir sürüş için çıkıyor.

“Bu kadar fazla rekabetçi olmamız gerekmediğini beyinlerimizde hissettik, dengeyi bulabildik ve bunu sadece eğlence için yaptık, daha keyifli bir şekilde beraber sürüş yapmanın hazzını hala yaşıyoruz.

 

 

Yazın Pazar sabahları yeni bir gelenek kazandılar. Hava aydınlandığı anda evden çıkarak, temiz dağ havasında dışarıda bir masaya otururken gözleme veya tost içeren bir kahvaltı yapmak için dağ kanyonlarından kayak merkezine tırmanıyorlar. Bazen diğer çiftlerle beraber sürüşlere katılıyorlar. Bu konuda konuşurken Mary’nin yüzünde güller açıyor: “Çocuklara belki biraz gecikebileceğimizi söylüyoruz. Bu yalnızca bir sabah flörtü oluyor ve bunu seviyorum.”

 

Sizin de paylaşmayı istediğiniz bisikleti veya triatlonu da içine alan bir aşk hikayeniz varsa bize gönderebilir ve yayınlanmasını sağlayarak diğer çiftlere ilham verebilirsiniz.

fatih@cyclingtr.com

Hazırlayan: Fatih Buzgan

 

Cyclingtr
Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın