Antrenman Stratejisinin Temel Prensipleri I

20/03/2011  //     //  Antrenman, Antrenman, Sağlık, Beslenme

 

 

   Aktif olarak spor yapan ve yarışlara katılan tüm atletlerin antrenman yaparken odaklandığı en önemli konu, “sürekli gelişme” kaydedebilmektir.  Doğal olarak da yapılan çalışmaların sürekli olarak bu yönde olumlu sonuç vermesini beklenir. Temel felsefe; ” Eğer bir sporcu yeterince ve kaliteli antrenman yaparsa, sürekli olarak performans çıtasını bir üst seviyeye taşıyabilir. “ ilkesi esastır. Bu felsefe her zaman istenilen sonuca ulaşılmasını sağlar mı? Eğer antrenman konsepti doğru bir strateji ile şekillendirilmişse cevabı; “Evet”. Eğer yanlış şekillendirilmişse de cevabı doğal olarak; “Hayır” olacaktır.

 

   Genellikle sporcular, kendilerini bekleyen 2 büyük tehlikeyi ya fark etmezler ya da görmezden gelirler. Bu konuda bilinmesi gereken en önemli husus, performans artırımı sağlamaya çalışırken “aşırı antrene olma“ (overtraining) ve sakatlanma riskidir. Her iki durumda da arzu edilen gelişmenin aksine gerileme söz konusu olacaktır. Bu istenmeyen iki olumsuzluktan uzak kalarak antrenman yapmak ise ayrı bir bilinç ve strateji gerektirir.

   Hayatın içindeki her konuda olduğu gibi sporda da madalyonun iki yüzü vardır. Yaptığınız antrenmanları, tedavi amaçlı kullanılan bir ilaç gibi düşünebilirsiniz. Eğer yeterince ve doğru zamanda alırsanız, iyileşirsiniz. Yok, eğer aşırı dozda ve kontrolsüz bir şekilde kullanırsanız sizi daha çok hasta eder. İşte böyle bir yanılgıya düşmeden doğu bir şekilde antrenman yapmak için gerekenleri öncelikle üç ana başlık altında özetleyebiliriz.

 

•    Antrenman Yaparken Ego Tuzağına Düşmemek

    Birçok sporcu, yukarıda bahsettiğimiz iki temel olumsuzluktan uzak durmak için antrenmanlarını sınırlandırma düşüncesine pek sıcak bakmaz. Bunun sebebi egonun, bilincin önüne geçmesidir. Adeta aşırı antrene olma durumunu olağan gibi karşılarlar. Atlet, bir bağımlı gibi davranır. Sıklıkla aşırı antrene olma durumu yaşayan sporcunun genel durumunda gelişme olmaz ama kendisi bu durumun lehinde değişeceğine inanarak inatla daha çok çalışmaya devam eder. Aşırı antrenman, sonuç olarak aşırı yorgunluğu (Fatigue) doğurur. Tükenmenin sınırlarına gelmiş olan sporcu,  eğer aşırı antrenmandan vazgeçer ve stratejisinde değişikliğe giderse, arzu ettiği sürat ve dayanıklılığa kavuşur. Aksi takdirde aşırı antrenmanın istenmeyen yan etkileri olan performans kaybı, sakatlık, sürekli yorgunluk hali, isteksizlik, asabiyet gibi fizyolojik ve psikolojik olumsuzlukları yaşaması kaçınılmaz olacaktır.


 

•    Zamanın Yanlış Kullanımı

    Birçok atlet, aktif spor hayatını sürdürürken bir yandan okulda ya da tam zamanlı işlerde çalışmak zorundadır. Diğer yandan da hem sosyal yaşamında hem de özel hayatında, ailesine karşı birçok sorumluluğunu yerine getirmekle yükümlüdür. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı zaman herkes için çok önemli bir kavramdır. Temel antrenman felsefesinin en başında yer alması gereken bir diğer unsur ise zamanı ustaca kullanmak olmalıdır. Antrenman yaparken, zamanın çok değerli olduğunun bilincinde olmak ve yapılacak olan çalışmalarının yüksek kalitede olması çok önemlidir. Aşırı antrenman yaparak zamanını ve gücünü boşa harcayan bilinçsiz bir sporcu olmak yerine zamanı ve vücudunu ustaca kullanan bir profesyonel olmak önemli bir meziyettir. Unutmayın, planlı ve nitelikli çalışmalar her zaman çok iyi sonuçlar verir.


 

•    Uzun Antrenman mı, Kaliteli Antrenman mı?

   Bir atletin antrenman programı “Yüksek Hacimli” ve “Yüksek Yoğunluklu” olmak üzere ikiye ayrılır. Yüksek hacimli antrenman yaparken maksimum hacimde uzun saatler boyunca sürmesi şart değildir. Atletler,  antrenman esnasında çok uzun mesafe çalışması yaparak hem sürat,  hem de dayanıklılıklarını arttırmak isterken, aşırı yorgunluk sendromunun (fatigue) esiri olurlar. Uzun süren sıkıcı ve yıpratıcı antrenman programlarını çok sık tekrar edilmesi yerine daha kısa, hızlı ve yarışa yönelik spesifik antrenmanlar yapılması daha faydalı sonuçlar verir. Bu türden çalışmaların, sporcuya zaman kazandırmasının yanında genel kondisyona olumlu yönde etkisi olacaktır.

   Aslında yukarıda saydıklarımız çok basit ve temel bilgiler olmasına rağmen birçok atlet bu basit teknikleri uygulamak yerine tam ters yönde hareket eder. Bu durumdan kurtulmak için ihtiyacınız olan tek şey “değişim”dir.  Eğer bir sporcu, yukarıda bahsettiğimiz olumsuzluklardan kurtulmak ve genel kondisyonunuzda ilerleme kaydetmek istiyorsa, antrenman stratejisinin temel prensipleri çok iyi bilmelidir.

Gelecek yazımızda antrenman stratejinizde mutlaka yer alması gereken temel prensiplerden bahsedeceğiz.

 

Hazırlayan: Alpay AKHUN

Yazar Hakkında :

Bir Yorum Yazın